İçeriğe atla
Tûr 22Cüz 27 · Sayfa 524

Tûr Sûresi 22. Âyet

الطور

Sohbete sor

Ve emdednâhum bifâkihetin ve lahmin mimmâ yeştehûn(e)

Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

Tûr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ
~ ~ ~
52.22 - Ve emdednâhum bifâkihetiv ve lahmim mimmâ yeştehûn.

52.22 – “Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.


Onlara canlarının-asli hakikatlerinin, istediği, her bir Cemâli isimlerin, çünkü Cennette Celâli isimler yoktur. Cemâli isimlerin, her biri esma mertebesinin idrak sahasında leziz muhabbet meyveleridir. Her birinin

hakikati idrak edilince, gönle verdiği ilâh-i zevk-tadış çok hoş bir şey olsa gerektir, bu tadışların değişikliği, değişik meyveler olarak tadılacak olmalarıdır, ve etten, Et ise en değerli gıdadır.

Ve karşılığı Sıfat-ı subutiyye, olan “hayat, ilim, irade, kudret kelâm, semi, basar,”dır. Bunlar orada gerçek ma’nâ da değer bulup hakikatleri ile tadılıp yaşanacaklardır. Genelde bu dünyada da bunlarla yaşadığımız halde, ne yazık ki, varlıklarının bile farkında değiliz. Bu yüzden onlardaki ma’nâ tadlarının da farkında değiliz. Ancak kendilerin de bir rahatsızlık olduğu zaman, acı ile varlıklarının farkında olmaktayız. Orada ise bunlar mertebeleri itibari ile idrak edilip yaşama geçtiğinden gerçek bir değer olarak tadılacaktır, işte bu yüzden bu tadışlardanbol bol verdik.” Diye ifade edilmektedir.

Hayat,ın Hakk’a ait olduğu gerçek bir hayat olarak müşahede edilip ruhani olarak tadılacaktır.

İlim, hayali ve beşeri kayıtlardan kurtulup İlâh-i hakikatlerle donanmış bir ilim olarak tadılıp yaşanacaktır.

İrade, İrade-i İlâh-i olarak gerçek bir irade olarak tadılıp yaşanacaktır.

Kudret, İlâh-i bir kudret olmak üzere, dilediği şeyin kendine hemen gelmesi olacaktır. Bunlara esma meyveleri ve sıfat etleri olarak, tam hazırlanmış ve pişmiş servis olarak gelip tadılacaktır.

Kelâm, kelâmullah olarak hakikatin, hakikatlrinden bahisle, son derece ma’nâ lı ve zevkli kelâmlar olarak İlâh-i tadış ile tadılacaktır.

Semi, Duyma ise her sözün Hakk sözü olduğunu duyma lezzeti olacaktır. Daha dünya da iken “semiallahu limen hamide” hakikatini duyup idrak eden kimsenin bu duyuşu İlâh-i duyuş, tadışı olacaktır.

Basar, basıret, görüş müşahede ise, Hakk’ın görüşü

olduğundan bunun tadışının lezzetinin bu dünya da bir benzeri olmadığından tarifi mümkün değildir.

Bunların hepsi ma’nevi sıfat mertebesi bereketli et gıda rızıkları olduğundan tadışları da çok lezzetli olmalıdır.

Bu rızıkların dünya da ki karşılıkları ise gerçek gönül tasavvuf sohbetleri ve ma’nevi gıdalarıdır. Bu esma meyvelerini ve sıfat etlerini bizlere kendiside aynı zaman da bir aşçı da olan Nusret Babam sunmakta idi.