İnne-lleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati leyusemmûne-lmelâ-ikete tesmiyete-l-unśâ
Şüphesiz ahirete iman etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar.
Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
Necm Suresi 27. ayet, ahirete inanmayanların meleklere dişi isimleri vermesini eleştirmektedir. Ayet, inançsızlığın ve yanlış isimlendirmenin semantik boyutunu vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İman (أمن), kalbin tasdiki ve dilin ikrarıdır. Ayetteki 'la yu'minûn' ifadesi, ahiretin varlığını ve hakikatini kalben tasdik etmemeyi, dolayısıyla ona güvenmemeyi ve onu kabul etmemeyi anlatır. Bu, sadece bir bilgi eksikliği değil, aynı zamanda bir ret ve inkâr halidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İman kavramı, Kur'an'da sadece bir şeye inanmak değil, aynı zamanda o şeye karşı bir güven ve teslimiyet hali olarak da ele alınır. Ahirete iman etmemek, gelecekteki ilahi yargıya ve hesap gününe karşı bir güvensizlik ve bu gerçeği reddetme anlamına gelir. Bu durum, meleklere yanlış nitelikler atfetme gibi sapkın davranışların temelini oluşturur.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Âhiret (الآخرة), dünya hayatının zıddı olarak kullanılan bir kavramdır. Kur'an'da genellikle 'ed-dunyâ' ile birlikte zikredilir ve dünya hayatından sonraki ebedi hayatı, yani hesap gününü ve cennet-cehennemi ifade eder. Ayetteki bağlamda, bu ebedi hayata inanmamanın, meleklere dair yanlış algılara yol açtığı belirtilir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Âhiret, Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve ölümden sonraki yaşamı, dirilişi, hesabı ve karşılığı kapsar. Bu kavramın reddi, insanın dünya hayatına bakışını ve evrensel düzeni algılayışını kökten etkiler. Ayette, ahirete inanmayanların, melekler gibi gaybî varlıklara ilişkin yanlış tasavvurlara sahip olmaları, bu temel inanç eksikliğinin bir sonucudur.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Melek (ملك) kelimesi, 'elçilik' veya 'kuvvet' anlamındaki 'm-l-k' kökünden gelir. Melekler, Allah'ın emirlerini yerine getiren, O'nun elçileri olan varlıklardır. Ayette, müşriklerin meleklere 'dişi' adını takmaları, onların meleklerin gerçek mahiyetini ve görevlerini anlamadıklarını, aksine kendi putperest inançlarına göre onları tasavvur ettiklerini gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Melekler, Allah'ın kudretinin tecellileri ve O'nun iradesini yerine getiren ruhani varlıklardır. Onlar cinsiyetten münezzehtirler ve insanlara atfedilen özelliklerden uzaktırlar. Ayetteki 'tasmîyetü'l-ünsâ' ifadesi, cahiliye Araplarının meleklere kız çocukları gibi muamele etmelerini, yani onları ilahlaştırıp onlara dişi isimleri vermelerini eleştirmektedir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Tesmiye (تسمية), bir şeye isim verme, onu adlandırma fiilidir. Bu ayette, müşriklerin meleklere 'dişi' adını vermeleri, onların kendi zannî ve batıl inançlarına göre bir isimlendirme yaptıklarını gösterir. Bu isimlendirme, gerçeğe dayanmayan, aksine bir iftira ve yanlış bir nitelendirmedir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Tesmiye, bir varlığa bir isim atfetme eylemidir. Ayetteki 'tesmiyetü'l-ünsâ' ifadesi, meleklere dişi cinsiyetini atfetme, yani onları dişi olarak isimlendirme anlamına gelir. Bu, onların ilahi mahiyetine aykırı bir yaklaşımdır ve cahiliye Araplarının kız çocuklarını hor görme ve erkek çocuklarını yüceltme anlayışının bir yansımasıdır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Ünsâ (أنثى), dişi cinsiyetini ifade eden bir kelimedir. Kur'an, meleklere dişi cinsiyetinin atfedilmesini şiddetle reddeder. Bu, müşriklerin kendi batıl inançları ve kız çocuklarına karşı olumsuz tutumları nedeniyle meleklere bu niteliği yakıştırmalarından kaynaklanmaktadır. Ayet, bu yanlış algıyı ve isimlendirmeyi kınamaktadır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'ünsâ' kavramı, genellikle kadın cinsiyetini ifade eder. Ancak bu ayette, meleklere dişi cinsiyetinin atfedilmesi, cahiliye Araplarının putperest inançlarının bir yansımasıdır. Onlar, Allah'a kız çocuklarını yakıştırırken, meleklere de dişi isimleri vererek, kendi cinsiyetçi ve batıl dünya görüşlerini ilahi varlıklara yansıtmışlardır. Kur'an bu durumu, Allah'a karşı bir iftira ve cehalet olarak değerlendirir.
Necm (Yıldız) Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
innelleziyne lâ yu’minune bil ahıreti leyüsemmunel melâikete tesmiyetel ünsa “Muhakkak ahirete imân etmeyenler, elbette melekleri dişi-lerin adıyla isimlendirdiler”