İçeriğe atla
Necm 6Cüz 27 · Sayfa 526

Necm Sûresi 6. Âyet

النجم

Sohbete sor

Żû mirratin festevâ

(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

Necm (Yıldız) Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

zü mirretin festeva “Ki o akıl ve reyinde kuvvetli bir melektir, hemen gerçek melek şeklinde doğ­ruldu.” Müfessirler belirtilen Âyetlere değişik mertebelerden az farklı ifadelerle mânâ vermişlerdir.

Âyete lûgat mânâsı ile baktığımızda;

“zü” sahip “mirre” kuvvet, Akıl, Sağlamlık “zü mirre” “Halk, Hasen, Güzellik” yahud; “Bedi-i eserler,” anlamında, “istiva” Müsa­vi oluş, itidal, istikamet v.s. anlamında belirtilmiştir.

“istiva”nın ba­şındaki “fe” de, hemen bir oluşu ifade etmektedir.

Yukarıda Âyete meâlen verilen mânâdan da yola çıkarak, meleğin sadece bir kuvvet olduğunu düşünürsek bu kuvvetin de yanlızca Hakk’ a ait olduğunu, onda var olan güçlerin aslında Hakk’ın güçleri oldu­ğunu; o mertebede esmâ zuhurunda bulunduğunu ve o geceye mahsus olarak “festeva” ifadesiyle “hemen doğruldu” yani zât tecellisine başladığını düşünebiliriz.

Başka bir ifade ile Cebrâil perdesi altında, zât

tecellisine başlanmıştır diyebiliriz.Nasıl ki Mûsâ (a.s.) a ağaçtan ateş şeklinde zât tecellisinde bu­lunmuş idi.

(Ta-Ha Sûresi 20/11-12)

إِنِّي أَتَيْتُهَا نُودِيَ يَا مُوسَىعفَلَمْ ﴿١١١﴾

كَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَوإِنِّي أَنَا رَبِّ

س طُوًىعكَ بِالْوَادِ الْمُقَدِّعإِذْ

“felemma etaha nudiye ya Mûsâ” (11)

“inniy ene rabbüke fah­la’ na’leyke inneke bil vadil mukaddesi tuven” (12)

(11) Vaktaki, ateşin yanına geldi. Ya Mûsâ!. Diye nida olundu (12) Şüphe yok benim, ben senin Rabbinim. İmdi pabuçlarını çıkar. Muhakkak ki, sen mübarek bir vâdide, Tuvadasın Allah (c.c.) zâtîyle her yerde mevcut­tur, fakat tecelli ve mertebelere riâyet şarttır.

(Necm Sûresi 53/7)

وَهُوَ بِالْأُفُقِ الْأَعْلَى

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)