İçeriğe atla
Necm 5Cüz 27 · Sayfa 526

Necm Sûresi 5. Âyet

النجم

Sohbete sor

‘Allemehu şedîdu-lkuvâ

(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.

Necm (Yıldız) Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

allemehü şediydül kuva “O’nu müt­hiş kuvvetleri olan biri öğretti”.

Mi’rac ile ilgili âyetlere ve bütün Âyetlerin zahirine baktığımız zaman zahir ehline hitab edecek çok güzel bir tertip görüyoruz. Âyetlerin bâtınına baktığımız zaman da bâtın ehli ârifler için en geniş ve en derin bir tertipte olduğunu müşahâde ediyoruz.

İşte Kûr’ân-ı Keriym’in zahirini olduğu gibi ayrıca bâtınını da anlayabilmek için, kişinin mânâ âlemindeki irfaniyeti ne kadarsa, bunun derinliğine ve genişliğine o derece ulaşması ancak mümkündür.

Eğer şu meselelerin özüne nüfuz et­memişse bir kimse bunun derinliğine inmesi mümkün değildir. Sadece kendi hayâlinde, kendi yıldızının aydınlattığı ve kendi yıldızının anlayabildiği kadar Mi’rac hadisesini anlamış olabilir ama bu hâlin gerçeği ile yaşanması mümkün olamaz.

İşte bu oluşumları anlayıp da yaşamak için bu âyetlerin hakikatlerine nüfuz etmemiz gerekmektedir. Mi’rac olayının tamamen yaşanması için, bizlerin bu âyetlerin hakikatlerine nüfuz etmemiz gerekmektedir. Mi’rac olayının tamamen yaşanması bizler için mümkün olmayacağı tabi­idir. Çünkü o Hz. Rasûlallah’ın müstesna bir yaşantısıdır.

Ancak bizler de onun ümmeti olduğumuzdan ve onun arkasından, onun izlerini takip ederek onun açtığı yoldan gittiğimizden, herhâlde bizler de biraz bir şeyler anlamamız gerekmektedir.

Önümüzde balta girmemiş bir orman olsun. Eğer buradan da­ha evvel bir geçen olmamışsa, bir iz de bırakılmış olmadığından o ormanda kayboluruz, fakat daha evvel bir kimse o ormandan geçerken yollarda iz bırakmış ise, biz de o izleri takip ederek tehlikesizce o ormanı aşabiliriz. İşte mânâ âleminin sonsuzluğuna gi­den Hz. Rasûlüllahın özelliklerinı Cenâb-ı Hakk bizlere bu Âyet-i Keriymelerle, bize açtığı yoldan anlatıyor ve bu yoldan siz de gelebildiğiniz kadar korkmadan Mi’racınıza gelin bu-yuruyor. yukarıda hakikati belirtilen (Necm Sûresi 53/2)

صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىعمَا ضَلَّ ﴿٢﴾

ma dalle sa­hıbüküm ve ma ğava “Sizin sahibiniz sapmadı, dalalette değildir ve azmadı,” ifadesiyle onun arkasından tereddütsüzce gi­dilebileceği açık olarak ifade edilmektedir.

(Necm Sûresi 53/5)

شَدِيدُ الْقُوَىععَلَىٰ ﴿٥﴾

allemehü şediydül kuva “O’nu müt­hiş kuvvetleri olan biri öğretti.” Kûr’ân-ı Keriymde, Cebrâil (a.s.) şiddet­li kuvvetini gösterdiği bir çok hadiseler belirtilmiştir, yeri olmadı­ğı için ayrıntılarına girmiyoruz.

Ancak, sen de Mertebe-i Cibril-i id­rak edersen, sende de bir çok manevî idrak güçlerinin ortaya çık­tığını anlarsın.

(Necm Sûresi 53/6)

ة فَاسْتَوىعذُو مَرَّ

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)