Ve huve bil-ufuki-l-a'lâ
(5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (asli suretine girip) doğruldu.
Necm (Yıldız) Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
ve hüve bil üfükıl ala “O en yüce en yüksek ufukta idi” yani “Mertebe-i Cibril”den en yüce ufukta zuhurda idi.
Ufuk, - gözün görebildiği en geniş saha;
- mânâ âleminin sonsuzluğu,
- Rasûlüllah’ın ihata ufkunun genişliğidir.
(Necm Sûresi 53/8)
دَنَا فَتَدَلَّىعثُمَّ ﴿٨﴾