Fekâlû ebeşeran minnâ vâhiden nettebi'uhu innâ iżen lefî dalâlin ve su'ur(in)
(23-24) Semud kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
Kamer Sûresi
Salihlik mertebesine gelmiş ve varlığında fütühat olmuş salikin nefsi emmarenin hayal ve vehim yönleri aralarında mütaala ederek, biz bu mertebeye mi uyacağız? Oda bizim gibi beşer diye kıyas yapmaktadır. Kendi ateş yönünün yükselmesine istinaden nasıl şeytan, Âdem (a.s) ın toprak yönünü görmüş. Ateş, hava ve su yönlerini görmemiştir. Ateş aşağıda tutulsa tekrar yukarı yükselir. Kıyas yapmıştır. Müşrikler, Efendimiz (s.a.v.) de bizim gibi beşer demeleri üzerine De ki: "Ben de tıpkı sizin gibi bir beşerim, bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor (41/6) âyetinde ilahi yönününde olduğu bildirilmiştir.
Salih (a.s.) ın beşeri yönü yanında, vahiy alan ilahi bâtini yönünün farkında olamadılar. Ve ona yani hakikate uyma ile hayali ve vehimi yaşantıyı bırakıp sapıklık ve çılgınlık içinde olacaklarını ifade ederek talihsiz bir açıklama yapmaktadırlar. (M.D.)