İçeriğe atla
Rahmân 58Cüz 27 · Sayfa 533

Rahmân Sûresi 58. Âyet

الرحمن

Sohbete sor

Ke-ennehunne-lyâkûtu velmercân(u)

Onlar sanki yakut ve mercandır.

Er-Rahmân

Terzibaba - Necdet Ardıç

keenne­hünnel yakutü vel mercanü tıpkı/sanki kesin onlar akut ve mercan gibidirler “Sanki onlar yakut ve mercandırlar.” Daha yukarıda geçmişti: İki “deniz”den “inci” ve “mercan” çıkaranlardan söz ediliyordu.

Bu ayet ile “incilik” “ağlama dönemini”n bittiği, sonsuz nimetlere ulaşma döneminin başladığı hal bildirilmektedir.

Yakut topraktan, mercan deryadan elde edilmektedir.

Yakutun, kırmızı, sarı, beyaz, mavi, yeşil renkleri vardır.

Kişinin (eğitim almadan evvel) “nefs-i emmaresi” bu renklerin her türlüsüyle, kaba halleriyle renklenmiştir.

Eğer bu kaba toprak ve tabiat renklerini evvela renksizliğe, ondan sonra tekrar latif renklere döndüremezse “nefs-i emmare” çukurunda kalır. Yeri Cehennem olur.

Nefs mücadelesi, mücahede, riyazat, zikr ve ibadetlerle “nefsî, bireysel nefsini” “ilahi nefse” döndürebilirse, ondan sonraki hayatı cennet hayatına dönüşür.

Daha evvelce toprak ağırlıklı olan o renkler, latifliğe, nuraniliğe dönüşerek, çok şeffaf ve parlak olur.

Bu hal yakutun ışıltısına benzetilmiş ve huriler şeklinde silüetlendirilmişler-dir.

Bu latif siluetler “nefs-i küll”ün “akl-ı küll”e olan iştiyakının son derece latif tecellilerle sunulmasıdır.

Yakutun parıltısı, mercanın yayılışı gibi, “akl-ı külle” yani ademe, yani cennet ademlerine sunulan bu tecelliler, onların varlıklarına yayılarak son derece ilahi ve sonsuz hazlar meydana getireceklerdir. Bu hallere ulaşmanın yolu da buradan geçmektedir.

Elmalı’lı Hamdi Yazır bu ayet hakkında yorum yapmamıştır.

Onun yerine İsmail Hakkı Bursevî’nin bu ayet hakkında, (özetle) dcdiklerine bakalım.

[Mercan daha önce açıklanmıştı.

Yakut ise; çok sert, ağır bir taştır. Kırmızı, beyaz, sarı, yeşil ve mavi cinsleri mevcuttur.

Yanma özelliği olmadığından ateş tesir etmez.

Sertliğinden ve kuruluğundan dolayı delinmez, eğeler tesir etmez.

Gün geçtikçe güzelliği artar.

Bilhassa kırmızı ve sarısı çok değerli ve pek nadirdir.

Ayetin manası şöyledir:

“Onlar yanaklarının kırmızılığı hususunda yakuta, derilerinin beyazlığı ve saflığı konusunda küçük daneli mercana benzerler. Zira küçük daneli mercan büyüklerden daha beyazdır.”]

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)