‘Alâ sururin mevdûne(tin)
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
(Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Bu ayet, cennet ehlinin konforlu ve süslü oturma düzenini tasvir etmektedir. 'Sürur' kelimesi, cennetteki yüce makamları ve rahatlığı, 'mevdûne' ise bu makamların ihtişamını ve değerini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'serîr' kelimesinin 'sürûr' (sevinç) kökünden geldiğini belirtir ve üzerine oturulduğunda sevinç veren, yüksek ve değerli oturakları ifade ettiğini söyler. Ayetteki 'sürur' kelimesi, cennet ehlinin nail olduğu sevinç ve rahatlığı simgeleyen tahtları anlatır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'sürur' kelimesini 'tahtlar' veya 'divanlar' olarak açıklar ve bu kelimenin Arapların dilinde yüce ve değerli oturma yerleri için kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, cennetin ihtişamını ve sakinlerinin yüksek mertebesini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'serîr' gibi kelimelerin Kur'an'da cennet tasvirlerinde kullanıldığını ve bu tür nesnelerin sadece fiziksel birer eşya olmaktan öte, cennetin manevi yüceliğini, huzurunu ve Allah'ın lütfunu temsil ettiğini vurgular. Bu ayetteki 'sürur', cennetin vaat ettiği nihai konfor ve onurun bir sembolüdür.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'mevdûne' kelimesinin 'vazn' kökünden geldiğini ve 'birbirine geçirilmiş, örülmüş' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'sürur-i mevdûne', tahtların altın, gümüş veya değerli taşlarla birbirine kenetlenerek süslendiğini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'vazn' kelimesinin 'bir şeyi diğerine eklemek, birleştirmek' anlamında kullanıldığını söyler. 'Mevdûne' ise, tahtların değerli madenler veya mücevherlerle birbirine örülerek, sağlam ve gösterişli bir şekilde yapıldığını anlatır, bu da cennetin zenginliğini ve ihtişamını vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'vazn' kökünün 'bir şeyi diğerine sıkıca bağlamak, sağlamlaştırmak' anlamını taşıdığını belirtir. 'Mevdûne' kelimesi, cennet tahtlarının sadece süslü değil, aynı zamanda sağlam ve kusursuz bir işçilikle yapıldığını, bu durumun cennetin mükemmelliğini yansıttığını ifade eder.
Vâkı'a Sûresi
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ﴿١٦﴾