İnnâ enşe/nâhunne inşâ-â(n)
Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.
Biz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık).
Vâkıa Suresi'nin 35. ayeti, cennet kadınlarının yaratılışını ve özelliklerini vurgulamaktadır. Ayet, 'inşâ' kelimesinin tekrarıyla bu yaratılışın özel ve benzersiz niteliğine işaret ederken, cennet ehlinin mükafatlandırılmasının bir parçası olarak bu kadınların mükemmeliyetini dile getirmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Neş'e (نَشْأَة) kelimesi, bir şeyin başlangıcı ve ortaya çıkışı anlamına gelir. 'İnşâ' (إنشاء) ise bir şeyi yoktan var etmek, meydana getirmek demektir. Ayetteki 'enşe'nâ' ifadesi, cennet kadınlarının özel bir yaratılışla, bilinen doğum süreçlerinin dışında, doğrudan Allah tarafından var edildiğini vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'inşâ' kelimesinin 'ibtidâ' (başlatma, ilk defa yapma) anlamında kullanıldığını belirtir. Bu bağlamda, cennet kadınlarının yaratılışı, dünyadaki yaratılış süreçlerinden farklı, özel bir başlangıca işaret eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'halk' (yaratma) ve 'inşâ' (meydana getirme) gibi kelimelerin Kur'an'da Allah'ın kudretini ve yaratıcılığını ifade etmek için kullanıldığını belirtir. 'İnşâ' kelimesi, genellikle bir şeyin yeni bir biçimde veya özel bir amaçla ortaya konulmasını ifade eder ki bu da cennet kadınlarının benzersiz yaratılışını pekiştirir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'hünne' zamirinin, kendisinden önce zikredilen veya bağlamdan anlaşılan dişil çoğul varlıklara işaret ettiğini belirtir. Bu ayette, önceki ayetlerde bahsedilen 'ashâbü'l-yemîn' için hazırlanan cennet nimetleri bağlamında, onlara eşlik edecek olan cennet kadınlarına atıfta bulunur.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, zamirlerin Kur'an'daki kullanımının, metnin akışında anlam bütünlüğünü sağladığını ve belirli bir gruba işaret ettiğini vurgular. 'Hünne' zamiri, cennet ehli için yaratılan özel kadınları belirginleştirir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'inşâen' kelimesinin 'yaratılış' anlamında kullanıldığını ve fiilin (enşe'nâ) anlamını teyit ettiğini belirtir. Bu, cennet kadınlarının yaratılışının sıradan bir yaratılış olmadığını, aksine özel bir dikkat ve kudretle gerçekleştirildiğini ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'inşâ' kelimesinin 'bir şeyi yoktan var etmek, onu en güzel şekilde meydana getirmek' anlamlarını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'inşâen' masdarı, cennet kadınlarının yaratılışının hem başlangıçta hem de nitelik olarak mükemmel olduğunu vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): el-Kefevî, 'inşâ'nın, bir şeyi hiç yoktan var etme ve onu en uygun biçimde şekillendirme manasına geldiğini belirtir. Ayetteki bu kullanım, cennet kadınlarının yaratılışının benzersizliğini ve kusursuzluğunu ifade eder.
Vâkı'a Sûresi
فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَارًاۙ ﴿٣٦﴾