İçeriğe atla
Vâkıa 76Cüz 27 · Sayfa 536

Vâkıa Sûresi 76. Âyet

الواقعة

Sohbete sor

Ve-innehu lekasemun lev ta'lemûne ‘azîm(un)

(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

Vâkı'a Sûresi

(56/75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.


Hakk’ın kudreti, rubûbiyeti ve kullarına olan ihsanı bu denli apaçıkken, aslında O’nun yüceliğini göstermek için yemine ihtiyaç yoktur. Bununla birlikte Allah Teâlâ, insan idrakini uyandırmak ve nazarını kevnî ve manevî deliller üzerine yöneltmek için yıldızların mevkilerine yemin etmektedir. (Nahcuvânî, Fevâtihu’l-İlâhiyye, 2/383) Bu mevkilerden maksat; yıldızların doğup battıkları yerler, hareket ettikleri yörüngeler ve özellikle kıyamet esnasında dağılacakları, düşüp yok olacakları konumlardır. Zira bu hâllerin her birinde, ilâhî kudretin büyüklüğüne, hikmetin kemâline ve kâinatta cari olan ince nizamın azametine dair son derece kuvvetli deliller vardır. Bundan dolayı Cenâb-ı Hak, hakikatleri ihtiva eden bu kevnî olgulara yemin etmiştir.

Yemin edilen şeylerin büyüklüğü, yemin edenin azametini de gösterir. Yıldızların mevkilerinde, Allah Teâlâ’nın yalnızca kudreti değil; aynı zamanda hikmetinin mükemmelliği ve rahmetinin kuşatıcılığı da tecellî etmektedir. Onların belirli ölçülerle hareket etmesi, şaşmaz bir nizam içinde varlıklarını sürdürmeleri ve vakti geldiğinde dağılmaları, kâinatın sahipsiz değil; ilâhî ilim ve irade ile yönetildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

İşârî bakımdan ise yıldızlar, Kur’ân âyetlerine; onların mevkileri de bu âyetlerin indiği kalp menzillerine işaret eder. Allah Teâlâ, bâtıldan arındırılmış latîfelere yemin etmektedir. Zira bu latîfeler, ceberûtî ve lâhûtî semadan gelen gizli ve kudsî vâridâtın yıldızlarının iniş yerleridir. (Dâye, Te’vîlât-ı Necmiyye, 6/84) Ancak her kalp bu inişe ehil değildir. Yemin, işte bu seçkin ve arınmış menzillerin azametine yapılmıştır. Çünkü âyetlerinin anlamları, her gönle değil ihlâs ve mârifet ehlinin kalplerine doğar.

Bu sebeple “Eğer bilseniz, bu gerçekten büyük bir yemindir” buyurulmuştur. Çünkü bu yemin, vahyin iniş mahallerini; yani kalplerin en latîf, en saf ve en seçkin mertebelerini konu edinmektedir. Cenâb-ı Hak, bu yeminle zat ve sıfatlarının mazharı olan bu latîfeleri yüceltmekte; hakikatin taşıyıcısı kıldığı kalplerin değerine dikkat çekmektedir. Böylece yıldızların semadaki yerleriyle, vahyin gönüllerdeki iniş menzilleri arasında derin bir irtibat kurulmakta; kevnî âlem ile kalbî âlem aynı ilâhî hakikatin farklı tezahürleri olarak sunulmaktadır.


Âyet 77-80

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)