Yevme terâ-lmu/minîne velmu/minâti yes'â nûruhum beyne eydîhim vebi-eymânihim buşrâkumu-lyevme cennâtun tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ żâlike huve-lfevzu-l'azîm(u)
Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.
Hadîd Sûresi
Bu hal efendimizin (s.a.v.) şahsında Bedir savaşı ile Hz. Rasulülah’ın evvela Arap yarımadasına oradan da bütün dünyaya “Bedir/Ay” gibi parlak Nuru Muhammed’inin resmen doğmaya başladığının ilan ve ifadesidir.
Bireysel varlığında salik bedir idraki ile yani eşyanın Hakikatinin “Nûr” olduğunu yani onu içten aydınlatarak gösteren olduğunu anlamaya başladığında “kadın” nefsin tadıcı olduğu ve “erkek” aklın bilici idrakinde olduğunda önlerini ve sağlarını Akl-ı küll mertebesi ile aydınlattığı gündür.
Zemin ise kendi beden varlığıdır. İç âlemi cennete acile dönüşmüş ve gönülden gönle kevser nehri ile su-şeriat, şüt-tarikat, şarap-hakikat, bal-marifet ırmakları yani ilimleri akmaktadır. (M.D.)