İçeriğe atla
Hadîd 21Cüz 27 · Sayfa 540

Hadîd Sûresi 21. Âyet

الحديد

Sohbete sor

Sâbikû ilâ maġfiratin min rabbikum ve cennetin ‘arduhâ ke'ardi-ssemâ-i vel-ardi u'iddet lilleżîne âmenû bi(A)llâhi ve rusulih(i)(c) żâlike fadlu(A)llâhi yu/tîhi men yeşâ/(u)(c) va(A)llâhu żû-lfadli-l'azîm(i)

Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Hadîd Sûresi

Âyet-i kerime rububiyet mertebesi âyetlerindendir.


Her bir men-kim kimlik sahibinin bağlı bulunduğu Rabb-i Hası vardır. Mağfiret, nefsi perdeleyen her şeyden arınıp kurtulması ve esma-i ilahiyyeyi perdeleyen esma-i nefsaniyyeden kurtulmasıdır. Uluhiyet ve Risalet mertebesini kapsayan Hakikat-i Muhammedi mertebelerine inanarak 7 nefis ve Zât-i cennetlere koşun.

Bu her halükârda Uluhiyet mertebesinin lütüf ve fazli keremindendir. (M.D.)

"Sâbiķū, nefsin 'fenâ fillâh' makamına ermek için hevâsından süratle uzaklaşmasıdır. Bu, 'ölmeden evvel ölme'ye koşmaktır."[87]

Sâbiķū ilâ mağfiretin: Nefs, hevâsının zulmetinden Hakk'ın nûruna koşmalıdır. Cennet, onun bu koşuşunun sonunda ulaşacağı 'vahdet' halidir. Bu, fadlullâhtır; nefs, ancak O'nun lütfuyla bu makama erer."[88]

"Arđuhe’s-semâvâtu ve’l-arđ: Cennetin genişliği, ârifin kalbinin Hakk'ın 'Zâhir' ve 'Bâtın' isimlerini kuşatması gibidir. O, hem mülk hem melekût âlemine şahittir."[89]

"Lilmu’minîn: Cennet, 'âmenû' diyen nefsin, Hakk'ın 'Mü'min' ismiyle tahakkuk etmesi için hazırdır. O, nefsini Hakk'a teslim edenindir."[90]

"Fadlullâh, nefsin 'hakkı' değil, Hakk'ın 'rahmettir'. Nefis, 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh' diyerek bu lütfa sığınır."[91]

"Yu’tîhi men yeşâ’: Hakk, nefsi 'şâe' (diledi) ise, yani o nefs kendi iradesini Hakk'ın iradesine teslim etmişse, lütfu verir."[92]

"Fadlu’l-azîm, nefsin 'azîm' ismiyle tahakkuk etmesidir. O, Hakk'ın cömertliğinin sınırsızlığını ancak kendini fânî bildiğinde anlar."[93]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)