İçeriğe atla
Hadîd 22Cüz 27 · Sayfa 540

Hadîd Sûresi 22. Âyet

الحديد

Sohbete sor

Mâ esâbe min musîbetin fî-l-ardi velâ fî enfusikum illâ fî kitâbin min kabli en nebraehâ(c) inne żâlike ‘ala(A)llâhi yesîr(un)

Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.

Hadîd Sûresi

Yerzyüzüzü; bedenimizin yaşamış olduğu yeryüzü olduğu gibi bizlerin beden azrzlarımızda bizlerin yeryüzüdür. Yazılan kitap iki sütün halindedir. Birisi mutlak kaza olan bizlerin hangi ana babadan, nerede dünya hayatına gelmemiz, cinsiyetimiz v.s. gibi durumlar bizlerin değiştiremiyeceği hallerimizdir. Diğer sütün ise boştur. Bunlar yaşam süremiz içinde nasıl el dokuması halı dokunur ve ilmek atarak ilerlenir hayat süresi içinde kazanın kaderi olarak tercih hal ve hareketlerimiz sonucunda bu halı dokunur ve bizlerin burada oluşan bizlerin motifi-kitabı olur.

Mesala araç ile yola çıktığımızda aracın bakımı yapılmamış ise ve herhangi bir kaza meydana gelmiş ise bu bizim ikinci sütünda oluşturduğumuz mukayyed kader ile bizim elimiz ile başımıza gelen bir musibet olur. Ama her şeyi ile düzgün bir şekilde araç ile trafik kurlallarına riyaet ile yolda seyrederen başımıza kaderin kazası olan bir durum gelmiş ise bu ilk sütünda yazılan mutlak bir kader neticesinde Hakk tarafından gelmiştir. (M.D.)

"Musîbet fî’l-ard, nefsin kesretle imtihanıdır; musîbet fî’l-enfus ise, nefsin kendi 'ene'siyle yüzleşmesidir."[95]

"Nefs, başına gelen musibeti 'kader kitabı'ndan okumalıdır. O kitap, nefsin kendi hakikatidir. Musibet, onu o hakikate yaklaştıran bir terbiyedir. Bu, Hakk'a göre yesîr (kolay)dır; çünkü nefs, aslında Hakk'ın ilmindeki bir 'ayn-ı sâbite'dir."[96]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)