İçeriğe atla
Hadîd 28Cüz 27 · Sayfa 541

Hadîd Sûresi 28. Âyet

الحديد

Sohbete sor

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû-ttekû(A)llâhe ve âminû birasûlihi yu/tikum kifleyni min rahmetihi ve yec'al lekum nûran temşûne bihi ve yaġfir lekum(c) va(A)llâhu ġafûrun rahîm(un)

Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Hadîd Sûresi

Yolumuza Mesnev-i Şerif beyiti ile devam edelim Onu kalbin iki gözünün bî-kıyâs bir ziyâ arayan takazası tanı!

“Kalbin iki gözü”nden murâd, ayn-i basîret ile ayn-i yakîndir. Ayn-i basiret ilm-i yakîndir; basar-ı hissinin galatâtını gören ancak bu gözdür. Ve ayn-i yakîn Hakk’a hidâyet eden nûra nazar eder. Bu ayn-i yakîne taalluk eden nûr, hakkında Hak Teâlâ (Nûr, 24/35) ya’ni “Hak Teâlâ nuruna dilediği kimseyi irşâd eder" buyurur. Bu nûr, nûr-ı yakîndir. Ayn-i basîrete taalluk eden nûr hakkında dahi, (Hadîd, 57/28) ya’ni “Sizin için bir nûr yaptı ki, siz onunla yürürsünüz" buyurur. Bu da ilm-i yakîndir.

İmdi, basar-ı basîretin nûru olan ilm-i yakîn, ayn-i yakînin nûru olan nûr-ı yakîne muttasıl olduğu vakit, insan semâvât ve arzın melekûtunu, ya’ni bevâtınını muâyene ve müşâhede eder. Hak Teâlâ’nın keşfini murâd eylediği mikdâr hakâyık-ı eşyâya ve a’yân-ı sâbiteye nazar edip, halâik hak¬kında sırr-ı kaderin nasıl hükmettiğini ayn-i yakîn ile görür. İşte beyt-i şerifte, “kalbin iki gözünün aradığı bî-kıyâs ziyâ” bu nûrlardır. Ve kalbin bu iki gözü pâyidârdır; cismin iki gözü gibi fânî ve sebâtsız değildir.[109]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)