İçeriğe atla
Haşr 1Cüz 28 · Sayfa 545

Haşr Sûresi 1. Âyet

الحشر

Sohbete sor

Sebbeha li(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(s) ve huve-l'azîzu-lhakîm(u)

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Haşr Sûresi

Âyet-i kerime tesbih âyetlerindendir.


“Tesbîh” kelimesi “havada ve suda hareket etmek, geçip gitmek, yüzerek uzaklara gitmek” demek olan   "sebh" kökünden türemiş bir kelimedir.

SEBEHA: (Sülâsî/üçlü fiildir ancak tesbîh etmek anlamında kullanılmaz) SEBBEHA: Tesbîh etti.

YÜSEBBİHU: Tesbîh eder/ediyor.

TESBİH: Tesbîh etmek.

SEBBİH: Tesbîh et/emir.

Kûr’ân’daki anlamı, Allah-ı O’na yakışmayan şeylerden uzak tutmak, Allah-ı yüceltmek.

"Tesbîh" Allah'a ibadet etmede hızlı ol­mak anlamında da kullanılır.

Sübhân, Yüce Allah'ın zâtı­nın temizlik ve kutsallığını ifade eder. Buna "sübhâniyet" veya "subhiyet" diyebiliriz. Sübhân esmâ-i husnâdandır.

"Tesbîh" kavramının İslâmî dönemde kapsadığı mânâ­ları ise şöyle sıralayabiliriz:

Zemahşeri’ye göre "salât" farz namazları, "tesbîh" ise nafile ibadetleri ihtiva etmektedir.

Kurtubî ise, lügat mânâsından hareket ederek, "tesbîh"in, akmak, gitmek, anlamına geldiğini ve Allah'ın noksan sıfâtlardan tenzîh edilmesi mânâsına alındığını söyler.

Bu yorumdan hareketle şöyle denebilir, "tesbîh"; suya dalıp akıp gitmek ve gözden kaybolmak mânâsına geldiğine göre, Allah (c.c.) da noksan sıfâtlardan münezzehtir. Beş duyu ile ihata edilemez.

Nitekim şu yorum bunu te’yid etmektedir: "Tesbîh" in lügat mânâsı olan "suya dalmak", yüzen kişiyi gözlerden kaybeder ve uzaklaştırır. Belki de bu uzaklaşmanın mânâsı gelişerek gözlerin ihata edemediği bir varlığı kapsa­mıştır. İnsan düşüncesinde bunun en açık örneği Allah'dır. Zira O, insanların kendisini “Zât-ı yönünden” idrâk etmelerinden uzak olduğu gibi, kendisine yakışmayan sıfâtlardan da uzaktır.[4] “ İz- -T-B- ” Gök gönül göğüdür, yer ise beden arzıdır. Gönül göğünde Allah mutlak tenzihinde olarak tesbih edilir. Yeryüzü ve beden arzı ise tüm eksikliklerden münezzehtir ve bulunanlar bu şekilde tesbih ederler. (M.D.) Diyanet Meali:

59.1 - Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

59.1 - Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa Allah için tesbihde bulunmaktadır. Ve o, bihakkın galiptır, sahib-i hikmettir.


Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir.”

“Her şey” in içinde beden itbariyle “şey’iyyet” beşer, olan insan nesli-sülâleleride vardır. “men-kim” yönü ise hem beşeriyet-ini hemde ruhaniyetini ifade etmektedir. Beşer libasının içinde özünde ruhaniyetide olduğundan, aynı zaman da “şey’iyyet” ruhaniyetini de ifade etmektedir.

Ve en güzel kemalli tesbihi ancak insan nesli-sülâlesi yapar.


NOT= Tesbih ve zikir hakkında daha geniş bilgi almak için. “28. Kûr’ân’da Tesbîh ve Zikr:” kitabımıza bakılabilir.[5]

“ İz- -T-B- ”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)