İçeriğe atla
En'âm 118Cüz 8 · Sayfa 142

En'âm Sûresi 118. Âyet

الأنعام

Sohbete sor

Fekulû mimmâ żukira-smu(A)llâhi ‘aleyhi in kuntum bi-âyâtihi mu/minîn(e)

Artık, ayetlerine inanan kimseler iseniz üzerine Allah'ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan yiyin.

En'âm Sûresi

“Fekulû mimmâ zukira-smu(A)llâhi ‘aleyhi in kuntum bi-âyâtihi mu/minîn(e)” Artık, âyetlerine inanan kimseler iseniz üzerine Allah’ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan yiyin. (6/118)


Allah adının anılarak eti yenen hayvan “bismillah allahu ekber” Allah c.c. ismi ile Allah büyüktür diye kesilerek yenilir. Çünkü celâl tecellisi vardır. Onun için “Bismilllahirrahmanirrahim” diyerek hayvan kesilmez. Gerçi rahmet olur ama yenilditen sonra olur.

Cemal-i İlahi tecellisi içerisinde gark olmuş kemale ermiş kişinin yavaş, yavaş öğrenip yaşadıklarını başka gönüllere da aktarması gerekecektir, çünkü bu bir manevi görev devir teslimidir.

Bu devri yapabilmesi için kendisinin “Celal” tecellisine ihtiyacı vardır.

Karşı birime fayda sağlamak için bir ifade gerekmektedir. Derviş ilk başlarda yalnız başına “nefs-i emmare”sini yenemez.

İşte daha evvelce bu sistem içinde eğitimini tamamlamış olan bir ehli kemale ihtiyacı vardır ve bu eğitim karşı tarafa bir irade ile aktarılır, bu da Celal tecellisidir.

Ancak bu yolda o kişi kendinde ki nefsi duyguları kese, kese, kurb’an ede ede, “Kurbiyyet”e yani Hakk’a yaklaşmağa başlar.

Kurb’an bayramı;

bâtını olarak bizlere bunları anlatır.

Zâhiri olarak ise fakir kimselerin et yemesine sebeb olur.

Kurb’an bayramı, her günü, bu oluşumları dört (4) mertebede kemal üzere yaşanması için dört gündür yani “şeriat”in hakikatini, “tarikat”ın hakikatini, “hakikat”in hakikatini ve “marifet”in hakikatini gerçek anlamda yaşamak içindir.

Böylece irfaniyet yollarından geçerek Kurb’an bayramına ulaşan kimse “baka billah” “Allah da baki olma” yaşamını sürdürmeye devam edecektir.

Kurb’an bayramının birinci, ikinci, üçüncü gününde kurb’an kesilebiliyor, fakat dördüncü günü kesilemiyor.

Çünkü daha evvelce de belirtildiği gibi

- birinci gün şeriat,

- ikinci gün tarikat,

- üçüncü gün hakikat,

- dördüncü günde marifet mertebelerinin ifadelen­ilir.

Ayrı bir yönden bakıldığında,

- birinci gün Ef’âl mertebcsi,

- ikinci gün Esmâ mertehesi,

- üçüncü gün Sıfât mertebeyi,

- dördüncü gün ise Zât mertebesi, iradesindedir.

Zât-ı mutlak merlebesinde her şey tam bir bütünlük içinde olup, farklılık ve zuhur olmadığından fiil de yoktur, bu sebebten dördüncü gün kurb’an kesilemez.

“Baka billah” “Allah’da baki olma”, “seyr’i fillah” “Allah’da seyr”, “Mea Allah” “Allah ile birlikte seyir,” İşte bu seyrin sonu yoktur, bundan sonra da bayram yoktur.

Kurb’an bayramı insan yaşamının ulaştığı en üst düzey, irfan mertebesidir.

Bu olgu her sene tekrarlanmakladır.

O sene içersinde kaç kişi bu irfan ve idrake ulaşmışsa, gerçek bayramları ancak o kimseler kutlamaktadırlar diğer insanların fizik olarak onlara benzemeleri, benzer bayram yapmalarına vesile olmaktadır ve bu yaşam ömürler bo­yu şurup gitmektedir.

Böylece mühim olan kişinin bu seyr’i idrak edip, yaşantısını bu seyr üzere sürdürmesidir.[86]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)