Ve kâlû mâ fî butûni hâżihi-l-en'âmi ḣâlisatun liżukûrinâ vemuharramun ‘alâ ezvâcinâ(s) ve-in yekun meyteten fehum fîhi şurakâ(u)(c) seyeczîhim vasfehum(c) innehu hakîmun ‘alîm(un)
Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
En'âm Sûresi
“Ve kâlû mâ fî butûni hâżihi-l-en’âmi ḣâlisatun liżukûrinâ vemuharramun ‘alâ ezvâcinâ ve-in yekun meyteten fehum fîhi şurakâ(u) seyeczîhim vasfehum innehu hakîmun ‘alîm(un)” Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. (6/139)
“Nefsi levvame” kaynaklı bilgilerin canlı olursa sırf aklımızdandır ve ona aiittir. Eğer ölü hükmünde ise aklımız nefsimiz kaynaklıdır, her ikisine de aittir.
Hassâf'ın "Kitabû'l-Evkâf"ında naklettiğine göre Hz. Aişe (r.anhâ) kız evlatlarını mahrum ederek yalnızca erkek evlatlara yapılan vakıfları da bu cahiliye (İslâm öncesi) âdetine benzetmiş ve bu âyeti okumuştur.