Bel iyyâhu ted'ûne feyekşifu mâ ted'ûne ileyhi in şâe vetensevne mâ tuşrikûn(e)
Hayır! (Bu durumda) yalnız O'na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah'a ortak koştuklarınızı unutursunuz.
En'âm Sûresi
“Bel iyyâhu ted’ûne feyekşifu mâ ted’ûne ileyhi in şâe vetensevne mâ tuşrikûn(e)” Hayır! (Bu durumda) yalnız O’na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah’a ortak koştuklarınızı unutursunuz.” (6/41)
Şeriat mertebesinde “dua” her hangi bir istek veya sıkıntıdan kurtulmak için yapılır. Tarikat mertebesinde ise buna kişinin duyguları katılır. Hakikat mertebesinde kişinin kendisi yoktur, onun için talebi olmadığından dua da edemez. Hakikat mertebesinin duası da “kün fe yekün” ol dur.
Nusret Babam r.a. bir gün kendisine gelip dua eden bir kişiye sen dua et ben “amin” diyeyim diyerek. Onun edeceği duaya onun mertebesinden “ol” diyeceğini ifade etmiştir.