Vehuve-lleżî yeteveffâkum billeyli ve ya'lemu mâ cerahtum bi-nnehâri śümme yeb'aśukum fîhi liyukdâ ecelun musemmâ(en)(s) śümme ileyhi merci'ukum śümme yunebbi-ukum bimâ kuntum ta'melûn(e)
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
En'âm Sûresi
O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir. (6/60)
Gece, fenafillah hükmünde olduğundan Hakk zâhir kul ise bâtındadır. Kuldan işleyen Hakk’tır. Gündüz ise bekabillah hümündedir. Burada kul zâhir, hakk ise bâtındadır. Ve bu hal üzere olan irfan ehli gündüz gibi isteğine kendini açar istemediğine de gece ye bürünür ve kendini saklar. İşte kendisi ile olanları hakka sefer ettirek hakka döndürür. Ve bu halktan, hakka olan seferler kendisine belirlenen zâhir hayatı içinde belirlenen sürede devam eder.
وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُم حَفَظَةً حَتَّىَ إِذَا جَاء أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لاَ يُفَرِّطُونَ {الأنعام/61}
“Vehuve-lkâhiru fevka ‘ibâdih(i) ve yursilu ‘aleykum hafezâten hattâ izâ câe ehadekumu-lmevtu teveffet-hu rusulunâ vehum lâ yuferritûn(e)”