İçeriğe atla
En'âm 65Cüz 7 · Sayfa 135

En'âm Sûresi 65. Âyet

الأنعام

Sohbete sor

Kul huve-lkâdiru ‘alâ en yeb'aśe ‘aleykum ‘ażâben min fevkikum ev min tahti erculikum ev yelbisekum şiye'an ve yużîka ba'dakum be/se ba'd(in)(k) unzur keyfe nusarrifu-l-âyâti le'allehum yefkahûn(e)

De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir." Bak, anlasınlar diye, ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.

En'âm Sûresi

“Kul huve-lkâdiru ‘alâ en yeb’ase ‘aleykum ‘azâben min fevkikum ev min tahti erculikum ev yelbisekum şiye’an ve yuzîka ba’dakum be/se ba’d(in) unzur keyfe nusarrifu-l-âyâti le’allehum yefkahûn(e)” De ki: “O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir.” Bak, anlasınlar diye, âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz. (6/65)


Bir bakıma gök zâti ilim-ilmi ilâhi ve yer ise ilmi ledün kaynaklı olan azaptır. Bu azaptan kurtulu için ise Muhammediyet mertebesinin necatı gereklidir.

Necat-ı Muhammed-i âlemde (azb) azab anlayışını rahmet anlayışına döndürüp, “Rahmeten lil âlemiyn” hükmü ile âlemlere rahmet olmaktır.


وَكَذَّبَ بِهِ قَوْمُكَ وَهُوَ الْحَقُّ قُل لَّسْتُ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ {الأنعام/66}

“Vekezzebe bihi kavmuke vehuve-lhakk(u) kul lestu ‘aleykum bivekîl(in)”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)