İçeriğe atla
En'âm 92Cüz 7 · Sayfa 139

En'âm Sûresi 92. Âyet

الأنعام

Sohbete sor

Vehâżâ kitâbun enzelnâhu mubârakun musaddiku-lleżî beyne yedeyhi velitunżira umme-lkurâ vemen havlehâ(c) velleżîne yu/minûne bil-âḣirati yu/minûne bih(i)(s) vehum ‘alâ salâtihim yuhâfizûn(e)

İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

En'âm Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Vehâzâ kitâbun enzelnâhu mubârakun musaddiku-llezî beyne yedeyhi velitunzira umme-lkurâ vemen havlehâ vellezîne yu/minûne bil-âhirati yu/minûne bih(i) vehum ‘alâ salâtihim yuhâfizûn(e)” Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. İnananlar ahiret gününe iman edenler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar. (6/92)


Kûr’ân olan zât’ın Mekke-i Mükerremede inmeye başlaması ve içinde Ka’be-i Şerif ve İnsân-ı Kamil Hz. Muhammed (s.a.v) e inmeye başlayan yer olduğundan şehirlerin anasıdır. Ve bu kelime-i tevhid inkılabın kemali bu ana şehirden tün dünya ya yayılmıştır.

Mekke-i Mükerreme Kelime-i Tevhid’in arzda zuhur mahalli olan “Mekke-i Mükerreme” (ءعمُكّ) “Mekke” hakkında birkaç kelam ifade etmeğe çalışalım.

Daha evvelce sadece “Mekke” diye ifade edilen bu şehir, Hz. Peygamber doğduktan sonra, “Mükerrem” (ikram edilen) anlamına gelen “mekke-i Mükerreme” oldu.

Burada evvela Cenâb-ı Hakk, zâtından, ilk “halife” “İnsan” (Âdemi) dünyaya ikram etti ve onunla beraber zâti tecellisi olan zuhur mahalli Beytullah’ı ikram etti.

Daha sonra İbrahim’i (a.s.)ikram etti, sonra İsmail’i, sonra zem zemi ikram etti.

Daha sonra habibini Hz. Muhammed Mustafa SAV.’ni, daha sonra İslam’ı, onunla beraber Kur’anı ikram etti.

Bayramları, Hacc’ı, Umreyi, mübarek geceleri ve daha nice güzellikleri bu beldede ikram etti. Dünyanın hiç bir yerine insanlık âlemine bu kadar büyük ikram ve lutuflar olmamıştır. (13)

(Not: (13) “Mübarek geceler ve bayramlar” isimli kitabımızda sayfa 151 daha geniş bilgi vardır

Ve kitabımızın mevzuu olan Kelime-i Tevhid zahir âlemde ilk defa bu beldede lisan’a gelmiş, açığa çıkmış, seyr’ini takib ederek Hz. Muhammed Mustafa SAV.’in lisanında seyrini tamamlayarak insanlık âlemine en büyük ikram olarak sunulmuştur

Bu ismi harfleri yönüyle de incelemeğe çalışalım.

Bu kelimelerde asli olarak üç (3) adet () “mim”, üç (3) adet () “kef”, iki (2) adet () “rı” vardır.

Üç adet (3) () “mim”, üç (3) makam da “Hakikat-i Muhammediyye”yi “ilmel yakıyn”, “aynel yakıyn”, “Hakk’el yakıyn” idrak etmek içindir.

üç adet (3) () “kef”den birinci (1.) () “kef”genel manada “KÜN/ol”, ikinci (2.) () “kef” birimsel manada, “KÜN/ol”dur.

üçüncü (3.) () “kef” ikramdır.

birinci (1.) () “rı” “Rahman”, ikinci (2.) () “rı” ise, “Rahiym”dir.

Böylece “Mekke-i Mükerreme” () “mim”, Hakikat-i Muhammedinin yüceliğinde, birinci (1.) “KÜN” emri ile genel manada âlemlerin oluşması, ikinci (2.) “KÜN” emri ile birimsel manada varlıkların oluşmasıdır.

İkinci () “mim” yine “Hakikat-i Muhammedi” ile üçüncü (3.) () “kef” ikram etmesi.

Birinci (1.) () “rı” “RAHMAN” tecellisi bütün âlem, ikinci (2.) () “rı” “RAHİM” tecellisi özel olarak, sondaki () “mim” ise birimsel manada ikram edilen “Hakikat-i Muhammedi”dir.

Mekke-i Mükerreme, Cenab-ı Hakk’ın lütfuyla Hakikat-i Muhammedi bünyesinde âlemlerin oluşması, daha sonra birimsel manada varlıkların oluşması ve bunlara, gerek genel, gerek birimsel manada zahir ve batın Rahman ve Rahiym tecellisinden ikram edilmesinin şifresidir.

“Mekke-i Mükerreme”nin bir de sayı değerlerine göz atalım.

“Mekke”nin sayıları () “mim” 40

(ڛ) “kef” 20

(ڛ) “kef” 20 (orjinal yazıda sondaki harf (ُ) “he” dir)

(ُ) “he” 5

85 (8 + 5 = 13) eder, ki ne olduğunu biliyoruz.

“Mükerrem”e sayıları () “mim” 40

(ڛ) “kef” 20

( ) “rı” 200

( ) “rı” 200

(ـَ) “mim” 40

500 (sıfırları çıkarırsak, geriye) 5 kalır.

“Mekke” 13

“Mükerrem” 5

18 eder, ki onsekiz bin (18000) âlemdir. Böylece “Mekke-i Mükerrem”e onsekiz bin (18000) âlemi de bünyesinde toplamıştır.[66]

Âyetin devamında ise iman edenlerin, imanın şartları içinde ahirete imanı gelmektedir. Yani ahirlerine sonlarına inanırlar ve bu ahir yaşamı içinde namazlarını hıfz eder ve koruyara namazlarında devamlılık halindedirler.

Bir kimse hakk ile olan bağını hıfz edip koruyucu ise her an varlığında hakk’ın varlığının bilicinde ise 5 vakit namazı 50 vakite tamamlanmata ve halin salatu daimun, devamlı namaz halinde hayatını idame ettirmiş olur.

Bu konu hakkında kısa bir bölümü Bendeki Terzi Babam kitabında buraya alalım..

(صَلَاتِهِمْ دَائِمُونَ) “Salât-ı Dâimûn” üzere olan ve bu hakîkatları bünyesinde bulunduran İnsân-ı Kâmil - Kâmil İnsân’ın bir yönü beşer ve bir yönü Rasûlüllah (s.a.v.)’ın vahyinin açıklamaları olan ilhamdır. İşte bu dâimi mamazında (فتحة) yüzü Fâtiha ve bâtını (حَمد) Hamd olup, dış görünüşü beşer ama batını vahyi açıklar nitelikte ilham üzerinedir.

(صَلَاتِهِمْ دَائِمُونَ) “Salât-u Dâimûn” ifadesi “70” (سورة المعارج) “Mearic Sûresinde” geçmektedir. (53) sayısı ile bağlantılı olduğu için daha önce bu ifâdeler geçtiği hâlde bu konu hakkında bilgi verilmemişti.

(الْمَعَارِجِ) El-Mearic sayısal değeri, (ا) Elif: 1-13, Lâm: (ل) 30, (م) Mim: 40, (ع) Ayın: 70, (ا) Elif:1-13, (ر) Re: 200, (ج) Cim: 3, (1+13+40+70+1+13+200+3)= 341

Mearic sûre sırası (70), Nüzûl Sırası (79) Âyet sayısı 44 dür.

Âyet durakları; (ب) (Be: 2), (ت) (Te: 1) (ج) (Cim: 1), (د) (Dal: 1), (ع) (Ayın: 5), (ل) (Lâm: 1), (م) (Mim: 4), (ن) (Nun: 21), (ه) (He: 4), (ي) (Ye: 4) (ﻻ) (Lâmelif: 31)

(2X2)+400+3+4+(70x5)+30+(40x4)+(21x50)+(4x5)+(4X10)+31)=

(4+400+3+4+350+30+160+1050+20+40+31)= 2092= 13

(341+70+79+44+2092)= 2626 dır.

(2+6+2+6)= 16 dır.

(16) (13) Hazret-i Muhammed’in şifresi ve (3) İlm’el Yakîn, Ayn’el Yakîn, Hakk’el Yakîn’dir. Mi’rac’ın üç seyridir.

(2626) İfâdesinde görüldüğü üzere iki tane 26 vardır. (26+26) = 52 dir. (حَمد) Hamd sayısal değeri de “52” idi. (حَمد) Hamd sûresi olan (فاتحة) Fâtiha’nın bir yönü Allah (c.c.)’a bir yönü kula tahsis edilmişti. (سورة المعارج) “Meraic Sûresi, Merdivenler Sûresi” (ع) “Ayn” Göz ikiye bölünmüş yani iki göz oluşmuştur. (70/2)= 35 dir. Tersten görüldüğü gibi “53”tür. İşte (حَمد) Hamd’ın Allah ve kul bölümü bir edilirse “52” (حَمد) Hamd ve (أَحمَد) Ahmed olur.[67]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)