Ve emmâ men ûtiye kitâbehu bişimâlihi feyekûlu yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi."
Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de,
Bu ayet, kıyamet gününde amel defteri sol eline verilen kişinin pişmanlığını ve çaresizliğini dile getirmektedir. Anahtar kavramlar, 'kitap', 'sol el' ve 'keşke' ifadeleri üzerinden ahiret hesaplaşmasının dehşetini ve geri dönüşü olmayan bir durumu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kitap (كتاب), yazmak (كتابة) kökünden gelir ve yazılı olan her şeyi ifade eder. Kur'an'da ise genellikle ilahi vahyedilmiş kitaplar veya kıyamet gününde insanların amel defterleri için kullanılır. Bu ayette, kişinin dünyadaki amellerinin kaydedildiği ve ahirette kendisine sunulacak olan defteri ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Kitap (كتاب) kelimesi, burada mecazi olarak kişinin amellerinin kaydını ve hesabını temsil eder. Sol eline verilmesi, kötü amellerin ve cehennemlik olmanın bir işaretidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'kitap' kavramı, sadece yazılı bir metin olmanın ötesinde, ilahi bir hükmü, bir kaderi veya bir kaydı ifade eder. Bu ayetteki 'kitap', bireyin dünyadaki tüm eylemlerinin eksiksiz bir kaydı olarak ahiretteki yargılamanın temelini oluşturur.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Şimal (شمال), sol taraf demektir. Kur'an'da amel defterinin sol elden verilmesi, cehennem ehlinin alameti olarak zikredilir. Bu, onların dünyadaki kötü amellerinin bir sonucudur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Şimal (شمال) kelimesi, sağın zıttı olan sol tarafı ifade eder. Kur'an'da 'ashâbu'ş-şimâl' (sol tarafın adamları) tabiri, kötü akıbetli, cehennemlik kimseler için kullanılır. Bu ayetteki 'bi-şimâlihi' ifadesi, kişinin kötü amellerinin ve cehennemlik olduğunun açık bir göstergesidir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Kur'an'da 'sağ' ve 'sol' yönleri, sadece fiziksel birer yön olmaktan öte, ahlaki ve manevi birer sembolizme sahiptir. 'Sol' genellikle olumsuzluk, kötü akıbet ve cehennem ehli ile ilişkilendirilirken, 'sağ' ise olumluluk, kurtuluş ve cennet ehli ile ilişkilendirilir. Bu ayette 'sol elden verilme', kişinin ahiretteki kötü durumunu net bir şekilde ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Leyte (ليت), temenni harflerinden olup, gerçekleşmesi mümkün olmayan veya zor olan bir şeyi dilemeyi ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, kişinin amel defterinin kendisine verilmemesi gibi artık mümkün olmayan bir durumu dile getirmesiyle, derin bir pişmanlık ve çaresizlik halini yansıtır.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Yâ Leytenî (يا ليتني) ifadesi, 'keşke ben...' anlamında kullanılır ve genellikle geçmişte yapılan bir hatadan duyulan pişmanlığı veya gelecekte gerçekleşmesi imkansız olan bir dileği ifade eder. Ayetteki bağlamda, kişinin amel defterinin kendisine verilmemesi veya hesabının bilinmemesi gibi artık geri dönüşü olmayan bir durumu dile getirmesi, onun büyük bir azap ve pişmanlık içinde olduğunu gösterir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Leyte (ليت) kelimesi, bir şeyin olmamasını veya olmasını arzu etmeyi ifade eder, ancak bu arzu genellikle gerçekleşmesi zor veya imkansız olan durumlar için kullanılır. Ayetteki 'yâ leytenî' ifadesi, kişinin ahiretteki kötü akıbeti karşısında duyduğu çaresizliği ve geçmişe dönük imkansız bir dileği dile getirdiğini gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.