Ve emmâ men ûtiye kitâbehu bişimâlihi feyekûlu yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi."
Hâkka Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Kitabın sol tarafından verilmesi, sol genel olarak nefsi külliyi temsil eder. Birimsel olarak kişinin nefsi tarafıdır. Yaşamını nefsi emmarenin hayali ve vehimi tarafında geçirilmesi ile kişi yapmış olduğu ameli gayri salih yani programı nefsinden, uygulaması nefsinden olan işler ile bu kitabı aslında kendi yazar ve ahirette basılmış hali ile karşılaşır ve keşke verilmesiydi der. (M.D.)
"Nefs-i emmâre'nin (kötülüğü emreden nefs) enâniyet (benlik) ve gaflet içinde geçirdiği ömrünün muhasebesiyle yüzleştiğinde duyduğu derin pişmanlığı, hayıflanmayı ve yok olmayı arzulayışını" ifade eder.
"Kitabın soldan verilmesi", insanın yaratılış gayesine (hilâfet) aykırı yaşadığını, ilâhî kahra mazhar olduğunu ve kendi hakikatinin (ayn-ı sâbite) zulmetini müşahede ettiğini gösterir. Bu, aynı zamanda o kişinin "ashâb-ı şimâl" (sol yaranları) yani cehennem ehlinden olduğunun işaretidir.[60]
Kitabı soldan verilen kişi, kitabını aldığında, içinde yazılı olan amellerin çirkin suretlerini görür. Kötü amelleri, iğrenç birer varlık suretinde tecessüd etmiştir. Bu manzarayı gören kişi, büyük bir pişmanlık ve dehşete kapılır. "Keşke kitabım verilmeseydi" feryadı, işte bu çirkin suretlerle yüzleşmenin verdiği dayanılmaz acının ifadesidir. Kişi, adeta "Keşke bu çirkinlikleri görmeseydim, keşke amellerimin hakikatini bilmeseydim" demektedir.[61]