İçeriğe atla
Hâkka 26Cüz 29 · Sayfa 567

Hâkka Sûresi 26. Âyet

الحاقة

Sohbete sor

Velem edri mâ hisâbiyeh

"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."

Hâkka Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Nefsi emmarenin hayal ve vehim istikametinde kullanılması ve Hakk’ın varlığı olan beden varlığına sahip çıkılmasının, varlığında bulunan esmâ-i ilahiyye, sıfât-ı ilahiyye nefsi emmare istikametinde kullanılması ve aziz, cabbar ve mütebbir olan şeytan’ın esmaları üzerine yaşantının sonucu olan hesabının olduğunu öğrenince bunu bilmeseydim diyecektir. (M.D.)

Bu ayet, "nefs-i emmâre'nin (kötülüğü emreden nefs) âhirette amellerinin hakikatiyle (tecessüd-ü a'mâl) yüzleştiğinde, bu yüzleşmenin verdiği acıyla birlikte, artık sadece amellerin varlığından değil, aynı zamanda onların mahiyetini bilmenin (hesap) verdiği ayrı bir azaptan da kaçış arzusunu" ifade eder. Bu, cehaletin (gafletin) âhirette nasıl bir pişmanlık kaynağı olduğunun en çarpıcı ifadesidir.

"Bilmek" (ilm) iki türlüdür: Birincisi, dünyada iken elde edilen ve kişiyi kurtuluşa götüren "faydalı ilim" (ilm-i nâfi'). İkincisi ise, âhirette kişinin kendi aleyhine şahitlik eden, onu mahkûm eden "delil ilmi" dir. Kitabı soldan verilen kişi, artık bu ikinci tür bilgiye sahiptir. O, amellerinin ne olduğunu, onların hakikatini, iyi mi kötü mü olduğunu, ne kadar ağırlıkta olduğunu bilmektedir. İşte bu bilgi, onun için ayrı bir azap kaynağıdır. Çünkü bilmek, sorumluluğu ve acıyı artırır. "Keşke bilmeseydim" feryadı, bu "bilmenin azabından" kaçış arzusudur.[62]

Kitabı soldan verilen kişi, sadece amellerinin çirkin suretlerini görmekle kalmaz; aynı zamanda "bu amellerin ne anlama geldiğini, onların hakikatini, kendisi için ne tür bir sonuç doğuracağını" da bilir. Yani, "hesabının ne olduğunu" bilir. Bu bilgi, onun azabını katbekat artırır. Çünkü o, sadece azap çekmekle kalmaz, aynı zamanda neden azap çektiğini, hangi amellerinin bu azaba sebep olduğunu da en ince ayrıntısına kadar bilir. Bu, cehennem azabının en büyük manevî boyutlarından biridir.[63]

69/25'teki "keşke kitabım verilmeseydi" feryadı, kişinin "amellerinin varlığından" (onların tecessüd etmiş suretlerini görmekten) kaçışını ifade eder. 69/26'daki "keşke bilmeseydim hesabım nedir" feryadı ise, kişinin "bu amellerin mahiyetini bilmekten" , onların ne anlama geldiğini, ne tür bir sonuç doğurduğunu idrak etmekten kaçışını ifade eder. İki feryat birlikte, cehennem ehlinin içine düştüğü durumun vahametini gösterir: Onlar, hem amellerinin çirkin suretlerini görmekte, hem de bu suretlerin kendileri için ne anlama geldiğini tam olarak bilmektedirler. Bu bilgi, onların azabını ebedî kılan en önemli unsurlardan biridir.[64]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)