Ve-innehu lehasratun ‘alâ-lkâfirîn(e)
Şüphesiz Kur'an, kafirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
Hâkka Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
"Hasret", sadece "üzüntü" değil, "elden kaçırılan fırsatın, ulaşılamayan hedefin, kaybedilen nimetin verdiği derin acı ve pişmanlık" anlamına gelir.
Bu dünya hayatında Allah (c.c.) kitabından öğüt almayıp, kendi varlığında bu hakikati örtüp gizleyen için bir daha ele gemneyecek pişmanlık ve hasret olacaktır. Onun içinden bu zati hakikatleri idrak ve nüfüz edebilmek için irfani çalışmalar yapılması elzem olduğu açıktır. (M.D.)
Kâfirlerin "küfür" istidadında halk edilmiş olmaları (a'yân-ı sâbitelerinin gereği), onların dünyada Kûr'ân'ı yalanlamalarına yol açar. Ancak bu, onların mazereti değildir; çünkü onlar, kendi tercihleriyle (ihtiyarî fiilleriyle) bu istidatlarını açığa çıkarırlar. Âhirette duyacakları hasret, işte bu ezelî istidatlarının bir sonucu olarak, hakikati kaçırmış olmanın acısıdır. Füsûs'ül-Hikem'in "Üzeyr Fassı"nda işlenen "isti'dâd-ı gayr-i mec'ûl" (kılınmamış istidat) kavramı, bu derin sırrı anlamaya yardımcı olur.