Ve emmâ ‘âdun feuhlikû birîhin sarsarin ‘âtiye(tin)
Ad kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.
Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler.
Bu ayet, Ad kavminin helak edilişini tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, helak eylemini, bu helakın vasıtasını (rüzgar) ve rüzgarın niteliğini (şiddetli ve dondurucu) vurgulayarak, ilahi cezanın dehşetini ve kaçınılmazlığını dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Helak (هلاك), bir şeyin faydasının tamamen ortadan kalkması veya bir şeyin yok olması anlamına gelir. Ayetteki 'ühlikû' (أُهْلِكُوا۟) fiili, Ad kavminin ilahi bir ceza ile varlıklarının ve güçlerinin tamamen ortadan kaldırıldığını, yani yok edildiklerini ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Helak (هلاك) kelimesi, burada bir kavmin tamamen ortadan kaldırılması, kökünün kazınması anlamında mecazi bir kullanımdır. Ad kavminin 'ühlikû' (أُهْلِكُوا۟) ile yok edilmesi, onların yeryüzünden silinmesi ve bir daha var olamamaları demektir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kur'an'da 'helak' (هلاك) kavramı, genellikle Allah'ın isyankar kavimlere uyguladığı nihai cezayı ifade eder. Ad kavminin 'ühlikû' (أُهْلِكُوا۟) ile helak edilmesi, onların ilahi düzene karşı gelmelerinin bir sonucu olarak, varlıklarının ve düzenlerinin tamamen bozulup yok edildiğini gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Rîh (ريح), hava akımı, rüzgar demektir. Ayetteki 'birîhin' (بِرِيحٍ) ifadesi, Ad kavminin helak edilmesinde kullanılan vasıtanın, yani Allah'ın emriyle esen şiddetli bir rüzgar olduğunu açıkça belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rîh (ريح), ruh (روح) kökünden türemiş olup, hareket ve canlılık anlamı taşır. Kur'an'da rüzgar, hem rahmet hem de azap vesilesi olarak kullanılır. Bu ayette 'rîh' (ريح), Ad kavmi için bir azap ve helak aracı olarak zikredilmiştir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Rîh (ريح) kelimesi, Kur'an'da genellikle tekil olarak geldiğinde azap rüzgarını, çoğul olarak (riyâh) geldiğinde ise rahmet rüzgarlarını ifade eder. Bu ayette 'rîh' (ريح) tekil olarak kullanılarak Ad kavmini helak eden azap rüzgarına işaret edilmiştir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Sarsar (صرصر), şiddetli ses çıkaran, gürültülü rüzgar demektir. Aynı zamanda soğuk ve dondurucu anlamını da içerir. Ayetteki 'sarsar' (صَرْصَرٍ) kelimesi, Ad kavmini helak eden rüzgarın sadece güçlü değil, aynı zamanda kulakları sağır eden bir gürültüye ve dondurucu bir etkiye sahip olduğunu belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Sarsar (صرصر), 'sarr' (صرّ) kökünden gelir ki bu, şiddetli ses çıkarmak veya bir şeyi sıkıca bağlamak anlamına gelir. Rüzgar için kullanıldığında, hem şiddetli sesini hem de dondurucu soğuğunu ifade eder. Bu bağlamda 'sarsar' (صَرْصَرٍ), Ad kavmini helak eden rüzgarın yıkıcı gücünü ve soğukluğunu vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Sarsar (صرصر), rüzgarın şiddetinden dolayı çıkardığı sesi ve aynı zamanda aşırı soğukluğunu ifade eden bir sıfattır. Ayetteki 'sarsar' (صَرْصَرٍ) kelimesi, Ad kavminin maruz kaldığı rüzgarın sadece fiziksel yıkım değil, aynı zamanda dondurucu etkisiyle de acı verici bir helak olduğunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Âtiye (عاتية), 'atâ' (عتا) kökünden gelir ve haddi aşmak, isyan etmek, azgınlaşmak anlamına gelir. Rüzgar için kullanıldığında, onun şiddetinin ve gücünün kontrol edilemez, karşı konulamaz olduğunu ifade eder. Ayetteki 'âtiye' (عَاتِيَةٍ) kelimesi, Ad kavmini helak eden rüzgarın insan gücünün ötesinde, ilahi bir azgınlıkla estiğini belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Âtiye (عاتية), 'utuvv' (عتو) kelimesinden türemiş olup, bir şeyin sınırlarını aşması, azgınlaşması demektir. Bu ayette 'âtiye' (عَاتِيَةٍ) sıfatı, rüzgarın o kadar şiddetli ve azgın olduğunu gösterir ki, hiçbir şey onun önünde duramaz ve ona karşı koyamazdı.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Âtiye (عاتية), bir şeyin gücünün ve şiddetinin zirveye ulaşması, isyan edercesine kontrolden çıkması anlamına gelir. 'Rîhin âtiye' (ريح عاتية) ifadesi, rüzgarın o denli şiddetli ve yıkıcı olduğunu vurgular ki, bu rüzgarın gücü karşısında Ad kavminin hiçbir direnç gösteremediğini anlatır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.