Kâlû ercih veeḣâhu veersil fî-lmedâ-ini hâşirîn(e)
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Onlar da "onu ve kardeşini beklet, şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.
A'râf Suresi 111. ayet, Firavun'un danışmanlarının Hz. Musa ve Harun'a karşı takındıkları stratejiyi dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır. Ayet, 'erteleme', 'şehirler' ve 'toplayıcılar' gibi anahtar kavramlar üzerinden, Firavun'un sihirbazları bir araya getirme ve Musa'ya karşı koyma planını gözler önüne sermektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ercâ' fiilinin 'bir şeyi sonraya bırakmak, geciktirmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'erjih' ifadesi, Musa'nın işini erteleyerek, Firavun'un kendi lehine zaman kazanma ve daha iyi hazırlanma isteğini yansıtır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ercâ' kelimesinin 'te'hîr' (geciktirme) manasına geldiğini ifade eder. Bu bağlamda, Firavun'un danışmanları, Musa'nın taleplerini hemen reddetmek yerine, durumu değerlendirmek ve karşı bir hamle hazırlamak için zaman kazanmayı önermektedirler.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki zaman kavramının ve eylemlerin ertelenmesinin stratejik boyutlarına dikkat çeker. 'Erjih' kelimesi, Firavun'un danışmanlarının, Musa'nın meydan okumasına karşı aceleci davranmak yerine, daha planlı ve organize bir şekilde hareket etme arzusunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'medâin' kelimesinin 'medîne'nin çoğulu olduğunu ve büyük, surlarla çevrili yerleşim yerlerini ifade ettiğini belirtir. Ayette, Firavun'un ülkesindeki tüm önemli merkezlere haber gönderilerek sihirbazların toplanması emredilmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'medîne' kelimesinin 'medeniyet' ve 'yerleşim' anlamlarıyla ilişkisini vurgular. 'Medâin' ifadesi, Firavun'un gücünün ve otoritesinin yayıldığı geniş coğrafyayı ve bu coğrafyadaki tüm sihirbazlara ulaşma isteğini gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'medîne' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının genellikle organize ve kalabalık yerleşim yerlerini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'medâin', Firavun'un sihirbazları toplama emrinin sadece bir bölgeyle sınırlı kalmayıp, tüm ülkeyi kapsayan geniş çaplı bir seferberlik olduğunu vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'haşr' kelimesinin 'bir topluluğu bir araya getirmek, toplamak' anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'hâşirîn', Firavun'un emriyle şehirlerden sihirbazları toplayacak olan görevlileri ifade eder.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'haşr'in, dağınık olanı bir araya getirme ve belirli bir amaç için toplama eylemini ifade ettiğini belirtir. 'Hâşirîn' kelimesi, Firavun'un, Musa'ya karşı koymak için en yetenekli sihirbazları organize bir şekilde bir araya getirme çabasını vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'haşr'in, özellikle bir amaç doğrultusunda insanları bir araya getirme fiili olduğunu ifade eder. Bu ayetteki 'hâşirîn', Firavun'un danışmanlarının, Musa'nın mucizelerine karşı koyabilecek güçlü bir sihirbaz ordusu oluşturma stratejisinin bir parçasıdır.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(111) (Kâlû ercih ve ehâhu ve ersil fîl medâini hâşirîn.)
“Onlar da "onu ve kardeşini beklet, şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.”