Veevhaynâ ilâ mûsâ en elki ‘asâk(e)(s) fe-iżâ hiye telkafu mâ ye/fikûn(e)
Biz de Musa'ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(117) (Ve evhaynâ ilâ mûsâ en elkı asâke, fe izâ hiye telkafu mâ ye’fikûn.)
“Biz de Mûsâ'ya "Sen de asânı bırakıver." diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi.” Cenâb-ı Hakk burada karşılıklı konuşmalarda yapılması gerekenler için de ipuçu veriyor, yâni ilk önce karşımızdakini konuşturmalıyız. Birisini tanımak istiyorsanız onu konuşturun ve sıkılmadan dinleyin, sonra sen onun üzerinde olduğu hâli anlayarak cevâbını ona göre ver. Ayrıca karşındakine de değer vermiş olursun.
İlk önce Mûsâ (a.s.) asâsını yere bırakmış olsaydı diğerleri korkacak ve hünerlerini göstermeye cesaret edemeyecekler ve böylecede Mûsâ (a.s.)’ın kemâlatı ortaya çıkmayacaktı ve halkın şuurunda acaba sihirbazlar fazlasını yaparmıydı yapamazmıydı gibi soru işaretleri oluşacaktı.