Kâle elkû(s) felemmâ elkav seharû a'yune-nnâsi vesterhebûhum vecâû bisihrin ‘azîm(in)
(Musa), "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(116) (Kâle elkû fe lemmâ elkav seharû a’yunen nâsi vesterhebûhum ve câû bi sihrin azîm.)
“Mûsâ, "Siz atın" dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler.” Fir’avun büyük bir bayram gibi şenliklerin olduğu bir günde bu yarışmayı yaptırmış ve çok büyük kalabalık toplanmış. Sihirbazların civa vb. kimyasallar ile yaptıkları oyunlar, işte nefsi emmârenin en önemli yönünü gösteriyor, nefsi emmâre küçük şeyleri çok büyük şeylermiş gibi gösterir. Günümüzde de televizyonda çıkan değeri çok düşük bir malın reklâmı dahi ne kadar büyük gösterişlerle yapılıyor. İşte nefsi emmâre bu gibi hoşlukları büyüterek, deprem korkusu gibi korkuları hayâlde büyüterek kişiye hakîkatlerini unutturuyor, kendini bilen bir kişi bu küçük hoşluklara neden kapılsın, depremin nesinden korksun. Bu can kişiye nasıl verildiyse öyle
alınacak, bu canın bir sahibi vardır.