İçeriğe atla
A'râf 153Cüz 9 · Sayfa 169

A'râf Sûresi 153. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Velleżîne ‘amilû-sseyyi-âti śümme tâbû min ba'dihâ veâmenû inne rabbeke min ba'dihâ leġafûrun rahîm(un)

Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(153) (Vellezîne amilûs seyyiâti summe tâbû min ba’dihâ ve âmenû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm.)

“O kötü amelleri işleyip de sonra arkasından tevbe ve îmân edenler için hiç şüphe yok ki, Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidir.” Bu Âyette de ümitsizlik ortadan kaldırılarak çok büyük bir lütûf açılıyor. Bir zamanlar kişi eksi işler yaparsa

buradaki belirli şartlar dâhilinde hareket ederse, Rabbi eskileri örter ve merhamet eder diyerek kişilere ümitlerini kesmemeleri söyleniyor. Seyri sülûkun başlarında yâni şeriat mertebesinde kişiler ümit ve korku arasında hareket ederler, yolda ilerledikçe ve târikat mertebesine gelince kabz ve bast hâli oluşur. Kişi durup dururken ortada hiçbir şey yok iken bu hâlleri yaşar. Nefs kontrole alındığından istediği gibi hareket edemez ve kişiye sıkıntı vererek kabz hâlini oluşturur belirli bir süre, buna dayanmak lâzımdır ve buna da ancak irfaniyyet yönüyle dayanmak mümkündür. Bu hâlden sonra biraz daha ilerleyince ve hakîkat mertebesine gelince heybet ve üns oluşur. Heybet yâni asâlet oluşur ve dışarıdan bakanlar onun hâlini bir türlü değerlendiremezler. Seyri sülûkta mârifet mertebesine ulaşınca ise kişiye Celâl ve Cemâl tecellileri olur.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)