Vetlu ‘aleyhim nebee-lleżî âteynâhu âyâtinâ fenseleḣa minhâ feetbe'ahu-şşeytânu fekâne mine-lġâvîn(e)
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(175) Vetlu aleyhim nebeellezî âteynâhu âyâtinâ fenseleha minhâ fe etbeahuş şeytânu fe kâne minel gâvîn.
“Onlara, kendisine Âyetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; Âyetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helâk olanlardan oldu.” Yukarıda belirli hakîkatlerin anlatımından sonra Cenâb-ı Hakk bunlara ilişkin misâl veriyor. Bu hakîkatler üzerlerine okunanlar daha sonra ki hayâtları için tedbir alsınlar ve sonrasında hayâtlarının ne şekillere girecebileceğine dikkât etsinler.
Cenâb-ı Hakk’ın zâti hakîkatlerini bildirdiği kişi Rabbından nefsine dönmüş ve şeytana tabî olmuştur. Şeytandan kasıt nefsi emmâre ve onun dış bağlantılarıdır. Aklı küllden gelen bilgilere değil aklı cüzden gelen geçici zevklere yönelerek o kişi, azgınlardan olmuştur, dikkât edin sizde bu durumlara düşmeyin.