İçeriğe atla
A'râf 36Cüz 8 · Sayfa 154

A'râf Sûresi 36. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Velleżîne keżżebû bi-âyâtinâ vestekberû ‘anhâ ulâ-ike ashâbu-nnâr(i)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)

Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(36) (Vellezîne kezzebû bi âyâtinâ vestekberû anhâ ulâike ashâbun nâr, hum fîhâ hâlidûn.)

“Kim de Âyetlerimizi yalanlar ve onlara karşı büyüklük taslarsa, işte onlar cehennemliktirler ve orada ebedî olarak kalacaklardır.” Bu cehennemlik olanlar Âdem (a.s.)’ın “biz nefsimize

zûlmettik sen bizi bağışlamaz isen biz hüsranda olanlardan oluruz” duasını yapmayan ve bu idrâkte olmayanlardır. Kendilerinde hakkânî hakîkatler olduğu hâlde bu varlıklarını gizleyerek uzaklık ateşine düşmeleri onların cehennemi olacaktır. Bu şuna benzer, kişi herhangi bir uçağa biner ve Mekke’ye gelir orada kenar bir mahâllede belli bir süre geçirir, Kâbe-i Şerîfe dahi uğramaz ve sonra geri döner, döndüğü yerde bu hakîkatler ona anlatıldığı zaman duyacağı pişmanlık ateşi gibidir. Cehâlet cehenneminde ebedi olarak kalacaklardır çünkü çalışma ve öğrenme yeri bu dünyadır, bu dünyadan sonra artık bu ilimlerin alınma ihtimâli yoktur.