İçeriğe atla
A'râf 64Cüz 8 · Sayfa 158

A'râf Sûresi 64. Âyet

الأعراف

Sohbete sor

Fekeżżebûhu feenceynâhu velleżîne me'ahu fî-lfulki veaġraknâ-lleżîne keżżebû bi-âyâtinâ(c) innehum kânû kavmen ‘amîn(e)

Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar (vicdanları hakka kapalı) kör bir kavim idiler.

A’râf Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(64) (Fe kezzebûhu fe enceynâhu vellezîne meahu fil fulki ve agraknellezîne kezzebû bi âyâtinâ, innehum kânû kavmen amîn.)

“O'nu yalanladılar, biz de O'nu ve O'nunla

beraber gemide bulunanları kurtardık, Âyetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar, kalb gözleri körleşmiş bir kavim idiler.” Âdem (a.s.)’dan sonra devam eden nefs mücâdelesi yolculuğumuzda necat bulmak için Cenâb-ı Hakk bize bir gemi yaptırıyor yâni bu vücût gemisini oluşturmamızı istiyor. Çünkü Âdemi hakîkatleri idrâk ettikten belli bir süre sonra nefsânî oluşumlar bize bu idrâkimizi biraz unutturuyor. İşte tam bu aşamada Cenâb-ı Hakk bu hakîkatlerin tekrar faaliyete geçirilmesi için kendine bir vücût gemisi yap diyor. Bizim gerçek varlığımız bedenimizin içinde mevcût olan rûhumuz ve bunun muhafazası için madde bedenimizi kullanıyoruz. Varlığımızda Nûh mertebesine ulaşan rûhumuz nefsimize diyor ki, “ey nefs bana uy, ben Hakk’tan sana geldim, seni terbiye etmem için beni dinle”. Fakat Nûh (a.s.)’ın kavminin ona uymaması gibi, bizdeki nefsânî güçlerde bu gelen hîtâba uymuyor ve bu beden gemisini kirletmeye başlıyorlar. (Bu hususta daha geniş bilgi “6 Peygamber 2 Nûh a.s.” isimli kitabımızda bulailirsiniz.)