Femâli-lleżîne keferû kibeleke muhti'în(e)
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?
Şimdi ne oluyor o inkâr edenlere ki, sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar:
Meâric Suresi 36. ayet, inkarcıların Hz. Peygamber'e karşı sergiledikleri aceleci ve pervasız tutumu tasvir etmektedir. Ayet, onların bu davranışlarının anlamsızlığını ve hedefsizliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): K-F-R kökü, bir şeyi örtmek, gizlemek anlamına gelir. Şeriat dilinde ise, Allah'ın birliğini ve peygamberlerin getirdiklerini örtmek, yani inkar etmek demektir. Ayetteki 'kefarû' ifadesi, Hz. Peygamber'in tebliğini ve getirdiği hakikatleri reddedenleri ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İzutsu'ya göre 'küfr', Kur'an'da sadece bir inançsızlık durumu değil, aynı zamanda Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ve O'nun ayetlerini bile bile reddetme eylemini de içerir. Bu ayetteki 'kefarû', peygamberin çağrısına karşı bilinçli bir ret ve düşmanca bir tavrı yansıtır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): 'Kıbel' kelimesi, bir şeye yönelme, bir şeye doğru olma anlamını taşır. Bu ayette 'kıbeleke', inkarcıların Hz. Peygamber'e doğru, onun bulunduğu yöne doğru hareket ettiklerini, ancak bu hareketin olumlu bir kabulden ziyade bir karşı duruş veya merakla olduğunu ima eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): K-B-L kökü, bir şeye yüzünü dönmek, yönelmek demektir. 'Kıbel' ise, bir şeyin önü, yönü anlamına gelir. Ayetteki 'kıbeleke' ifadesi, inkarcıların fiziksel olarak Hz. Peygamber'in bulunduğu yere doğru geldiklerini, ancak bu gelişin bir kabul veya itaatle değil, bir tür meydan okuma veya alay etme amacıyla olduğunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): H-T-'- kökü, bir şeye doğru boynunu uzatarak hızlıca ve korkusuzca gitmek anlamına gelir. 'Mühtı'în' kelimesi, inkarcıların Hz. Peygamber'e doğru, başları yukarıda, pervasızca ve aceleci bir şekilde koşuşturmalarını tasvir eder. Bu, onların alaycı ve meydan okuyucu tavırlarını gösterir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): 'Mühtı'în', boyunlarını uzatarak, gözleri dikilmiş bir şekilde hızlıca yürüyen veya koşan kimseler için kullanılır. Bu ayette, inkarcıların Hz. Peygamber'e karşı gösterdikleri saygısız ve aceleci tavrı, sanki onu küçümsercesine bir hareketlilik içinde olduklarını ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ihtâ' fiilinin, bir şeye doğru hızlı ve dikkatsizce yönelmeyi ifade ettiğini belirtir. 'Mühtı'în' kelimesi, inkarcıların Hz. Peygamber'in etrafında toplanırken sergiledikleri ciddiyetsiz, alaycı ve belki de düşmanca bir aceleciliği vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.