‘Ani-lyemîni ve 'ani-şşimâli ‘izîn(e)
(36-37) Şimdi, inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını uzatarak (alay etmek için) sağdan soldan gruplar halinde sana doğru koşuyorlar?
Sağdan ve soldan bölük bölük.
Bu ayet, inkarcıların Hz. Peygamber'e doğru sağdan ve soldan, düzensiz ve parçalı gruplar halinde koşuşmalarını tasvir etmektedir. Ayet, bu koşuşmanın anlamsızlığını ve hedefsizliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'yemîn' kelimesinin asıl anlamının 'sağ el' olduğunu ve buradan 'sağ taraf', 'bereket' ve 'yemin' (ant içme) gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, inkarcıların Hz. Peygamber'e doğru sağ taraftan gelmelerini ifade eder, bu da bir yön belirtmesidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'yemîn' kelimesini 'sağ taraf' olarak açıklar. Ayetteki 'an' harf-i cerri ile birlikte 'sağdan' anlamını pekiştirir. Bu, inkarcıların geliş yönlerinden birini belirtir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'şimâl' kelimesinin 'sol el' ve 'sol taraf' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, inkarcıların Hz. Peygamber'e doğru sol taraftan da geldiklerini, yani her yönden kuşattıklarını gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'şimâl' kelimesini 'sol taraf' olarak açıklar. 'An' harf-i cerri ile birlikte 'soldan' anlamını verir. Bu, inkarcıların geliş yönlerinin çeşitliliğini ve kuşatıcı niteliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ızîn' kelimesinin 'ızah' (parça, kısım) kökünden geldiğini ve 'farklı gruplar, dağınık topluluklar' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, inkarcıların bir araya gelmiş, ancak düzensiz ve parçalı gruplar halinde koşuşmalarını ifade eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Es-Sicistânî, 'ızîn' kelimesini 'farklı cemaatler, ayrı ayrı gruplar' olarak açıklar. Bu, inkarcıların tek bir bütün halinde değil, dağınık ve birbirinden kopuk gruplar halinde hareket ettiklerini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ızîn' gibi kelimelerin Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışım taşıdığını ve 'parçalanmışlık, ayrılık' anlamlarını vurguladığını belirtir. Bu ayette de inkarcıların bir araya gelmiş olsalar bile, bir bütünlükten yoksun, dağınık bir kalabalık olduklarını ima eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ızîn' kelimesinin 'gruplar halinde, bölük pörçük' anlamını taşıdığını ve bu durumun genellikle bir düzensizliği ve hedefsizliği ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların Hz. Peygamber'e doğru koşuşmalarının bir düzen ve birlikten yoksun olduğunu gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.