İçeriğe atla
Meâric 9Cüz 29 · Sayfa 568

Meâric Sûresi 9. Âyet

المعارج

Sohbete sor

Ve tekûnu-lcibâlu kel'ihn(i)

(8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.

Meâric Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Fizik beden vücûdumuz dağ hükmündedir. Bu oluşum yerinden kaldırılıp hallaç yünü gibi atıldığı zaman yani her birerlerimizin vücûtlarında tabîattan kaynaklanan toprak oluşumları kaldırılıp atıldığında şartlanma dağlarımız değişmeye başladığı zaman ve anasır-ı erbâanın toprak kısmı kişinin elinden alınmaya başladığı zaman, demektir.

Bu hâle gelen kişi artık sırtında taşıdığı nefsi beden yükünü yavaş yavaş nefsin sıfâtları olan renklerini tanıyayak aslı olan Hakkani sıfâtı ile değiştirir. Oda kendi aslı yani hakikat-i olan ruhani tarafı ile ünsiyet kurmaya başladığı zaman kendisinde büyük bir hafifleme olacaktır bu halde ise seyri daha hızlanmış olacaktır. (M.D.)

"Cibâl, nefsin 'sekînet' makamlarıdır. Onlar, 'Hakk'ın sekîneti' (sekinetullâh) olmadıkça, hakikatte bir 'vehm' (kuruntu)dir."[33]

"İhn, nefsin Hakk'ın 'Mülevvin' (renklendiren) ismiyle tahakkuk etmesidir. O, artık her tecellîde bir renk (isim) görür."[34]

"Nefsin cibâli, Hakk'ın 'Cebbâr' ismiyle kırılır, 'Latîf' ismiyle yüne döner. O artık 'ıhn' gibi renk renktir; her renk, bir ismin tecellîsidir. Atılması ise, onun 'ayn-ı sâbite'sinin (sabit hakikatinin) her an yeni bir tecellîde olmasıdır."[35]