Mâ lekum lâ tercûne li(A)llâhi vekârâ(n)
'Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?'
Nûh Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Size ne oluyor ki, Allah’ın vakar - azametine dönmüyorsunuz. Yani yaptığınız işlerin çok kötü olduğunu düşünüp, Hakk’tan ümit mi kesiyorsunuz. Oysa Ondan hiç bir zaman ümit kesilmez, çünkü kulunda olan ve ondan işleyen zâten odur. Kul kendini gafletinden kendi zanneder. Halbu ki, kulun mutasarrıfı- “üzerinde hükmünü yürüten” O dur. Yâni onda tasarruf eden O dur. Kul bunu anladığında, ortada Hakk’ın vakarı- azameti kalır. İşte bu yüzden, umulur ki, ondan bunlar kendi kendine olan tecellisi olmuş ve kulda bunları anlamış olsun.[23]