İçeriğe atla
Cin 23Cüz 29 · Sayfa 573

Cin Sûresi 23. Âyet

الجن

Sohbete sor

İllâ belâġan mina(A)llâhi ve risâlâtih(i)(c) vemen ya'si(A)llâhe ve rasûlehu fe-inne lehu nâra cehenneme ḣâlidîne fîhâ ebedâ(n)

"Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."

Cin Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

"Belâğ", "bir şeyi olduğu gibi, eksiksiz ve fazlasız aktarmak" anlamına gelir. Bu, peygamberlik görevinin en temel vasfıdır. Peygamber, vahyi kendisinden hiçbir şey katmadan, yorum yapmadan, değiştirmeden insanlara iletir. İbn-i Arabî'ye göre bu "belâğ" makamı, kulun "fenâ" (yok oluş) mertebesinin bir gereğidir. Peygamber (ve onun vârisi olan velî), kendi nefsânî arzu, düşünce ve yorumlarını tamamen terk ederek, sadece Allah'tan aldığını aktaran bir "boş kap" (mazhar) haline gelir. 72/21'deki "lâ emliku" (ben bir şeye sahip değilim) ifadesi, bu boş kap oluşun temelidir. 72/22'deki "ley yucîranî minallâhi ehadun" (beni Allah'tan hiç kimse kurtaramaz) ifadesi, bu boş kap oluşun derinleşmesidir. 72/23'teki "belâğ" ise, bu iki makamın doğal sonucu olarak ortaya çıkan tebliğdir. Kul, hiçbir şeye sahip olmadığını ve kendisini dahi koruyamayacağını idrak edince, geriye sadece Allah'tan aldığını aktarmak kalır.

“Men” kim Allah’a ve resülüne yani uluhiyet ve risalet mertebelerine baş kaldırırsa bu mertebelerin hakikatlerini kabul etmezse Abd (Abdiyetin) hakikatine ulaşamaz. Ve kendilerinde bulunan vehim ateşi ile kendie kendinde bulunan Hakk’ın hakikatine kötülük etmiş olur. (M.D.)

Cehennem ateşi, kişinin dünyada iken işlediği kötü amellerin, beslediği kötü niyetlerin ve sahip olduğu bâtıl inançların somutlaşmış (tecessüd etmiş) halidir. 


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)