İçeriğe atla
Kıyâme 15Cüz 29 · Sayfa 577

Kıyâme Sûresi 15. Âyet

القيامة

Sohbete sor

Velev elkâ me'âżîrah(u)

(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.

Kıyâmet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bir takım özürler ortaya atsa da.”(75/15)


İşte nefsini bir nefis olan nefsi vahideye ulaştıramayan ve nefsani benliği ile kıyâmeti kopan (nas) insân bu hâl karşısında bir takım özür ve mazeretler getireceği meydandadır.

أَلْقَى (elkâ) “Ortaya atsa da” “İlka etme” bırakma işi şeytanın işidir. Kalbe bıraktığı hayal ve vehim ile kalbe karışıklık hali verir ve bulandırır. Nefsinin daha önce alışmış olduğu hâl ile yine ortaya hayali, vehimi hileli ateşli, atışlar yapar… Bu konuda Mesnevi-i Şerif ve Muhyiddin İbn-i Arabi Kûr’ân-ı Kerim tefsirini inceleyelim.


732. "Harâret enbiyâ ve evliyanın lâyıkıdır. Hayâsızlık dahi her hîlekârın penâhıdır.

“Harâret-i aşk-ı İlâhî enbiyânın ve onların vârisleri olan evliyânın lâyıkıdır. Her hilekârın sığınacak mahalli de hayâsızlık ve utanmazlık gölgesidir. Bu hayâsızlık evvelâ nefsine karşıdır. Zîrâ her bir kimsenin nefsinin hallerine haberli olması basîret üzeredir. Nitekim âyet-i kerimede (Kıyâmet, 75/14-15) Ya’nî “Belki insanın nefsi üzerine basireti vardır ve her ne kadar ma’zeretlerini koyar ise de...” buyurulur. Binâenaleyh böyle kimse­ler, evvelâ kendi nefsine karşı hayâyı kaldırmıştır. Nitekim Îsmet Buhârî haz­retleri şöyle buyururlar:

Töhmet eden özüne ne söyler özgesine Kendinden utanmayan hiç kimseden utanmaz.

Kürsî üzerinde: “Biz Hakk sarhoşuyuz, binâenaleyh latîf bir hâl içindeyiz,” diyerek halkın iltifatını ve hürmetini kendi taraflarına çekerler. Halbuki bâtınları, dedikleri gibi değildir. Bil’akis hoş değildir. Binâenaleyh bâtıni hallerini, zâhiri lisânları her an yalanladığı hâlde, kendi bâtınlarından utanmazlar.[137]


“O gün insana, ileri götürdüğü, ne varsa bildirilir.” Hayır ve salih amel gibi kurtuluşuna ve sevap kazanmasına sebep olan bütün davranışları “geri bıraktığı…” işlediği aşırılık ve yaptığı kusur veya işlemediği amel olarak ne varsa kendisine haber verilir. “Artık insan, kendi kendinin şahididir.” Apaçık bir delildir, kendi amelleriyle nefsine karşı şahitlik eder. Çünkü amellerinin heyetleri aleyhine yazılı olarak nefsinde kalıcıdır. Zatında kökleşmiştir. Amellerinin özellikleri, organlarının suretine dönüşmüştür. Artık dışarıdan birinin haber vermesine gerek yoktur. “İsterse özürlerini sayıp döksün.” isterse perdelerini salıversin, bu amelleri işlediği sırada onların arkasına saklanmaya çalışsın. Veya “sayıp döksün…” özürlerini ve bütün mazeretleri ileri sürerek kendini savunsun hiçbir şey değişmez çünkü kendi nefsine karşılık kendisi şahittir.[138]


لَا تُحَرِّكْ بِهِ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِ {القيامة/16}

(Lâ tuharrik bihî lisâneke li ta’cele bihî.)

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)