İçeriğe atla
Kıyâme 24Cüz 29 · Sayfa 578

Kıyâme Sûresi 24. Âyet

القيامة

Sohbete sor

Ve vucûhun yevme-iżin bâsira(tun)

O gün birtakım yüzler de asıktır.

Kıyâmet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Yüzler de var ki o gün asıktır. (75/24)


Yüzler vardır kıyâmet günü asıktır. Hayalde, vehimde, nefsaniyetinde kalmış. İzin günü rabbleri onları tedib edip azarlamaktadır. Beni bu hale niye soktun diye, ona kızmaktadır.

Umreden dönen akrabaları ziyaret etmeye hafta sonu gittik. Ev sahiplerinin yanında büyük kızları ve kızının küçük oğlu da oradaydı. Çocuk tam dedesinin karşısında annesinin yanında oturuyordu. Sürekli kaşlarını çatarak oturuyordu. Bir ara oğlum hayırdır ne var gibisine sorduğum zaman belki çekindiğinden dolayı cevap vermedi.

Daha sonra dedesi çocuğu yakalayıp çarpım tablosundan, eskilerin kerat cetveli dediği yerden soru sorduğunu çocuğun el ile hesaplamasına izin vermeyip hemen cevap vermesi istediğini fark ettim. Hemen cevap verirse ödül olarak bir miktar para vereceğini söylüyordu. Bir yandan telefonun kaç gb olduğunu biliyorsun diye de azarlıyordu. Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır. Beşir bu olaydan sonra daha da gerginleşti ve kaşları daha da çatıldı. Bu ara Beşir’in babası işten gelmiş ve onlar başka bir yere davetli oldukları için kalktılar. Üzerini giyen Beşirin gittiği için sevindiğini ve güldüğünü farkettim…

Kendi kendime, kendimle kalınca asık yüz ve kaşlar bu âyet ile bağlantılı olduğu için fakiri düşünceye sevketti.

Dede bir bakıma terbiyeci Rabb konumundaydı ve sorduğu soru hesap ve sayı üzerinde olduğundan kendisi bunun farkında olmasa nefsi istikametinde kullansa da “Muhsi” Esmâsı devredeydi. Beşirde bu esmâ (Rabb) karşısında yüzük asık duruyordu…


تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌ {القيامة/25}

(Tezunnu en yuf’ale bihâ fâkıreh.)