İçeriğe atla
Kıyâme 5Cüz 29 · Sayfa 577

Kıyâme Sûresi 5. Âyet

القيامة

Sohbete sor

Bel yurîdu-l-insânu liyefcura emâmeh(u)

Fakat insan önünü (geleceğini, kıyameti) yalanlamak ister.

Kıyâmet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“Fakat insan günahı devam ettirmek ister.” (75/5)


Âyetin bir ma’nâsı da şöyledir. “Fakat insan önünde (kıyâmet) günahı devam ettirme ister.” Bu âlem “bir an var bir an yok” hükmünde olduğu için her an kıyâmet kopmakta ve benzer bir yenilenme ile yenilenmektedir. Bu durumu Hazret-i Mevlânâ, resmini yapmak isteyen ressama sen benim resmimi yapamazsın diye bildirmiştir. Gerçekten ressamın yaptığı Mevlânâ resimleri birbirine benzemediği için bugün sergilenen resmin Mevlânâ hazretlerinin ressamın son çizdiği eksiz olduğu söylenir.

Yine bu âyet önceki beyitler ile bağlantılıdır, 4. Âyette tırnakların Ef’âli İlâhinin nefsâni istikamette kullanılması ile uzadığı ifade edilmişti. Bunlarda ancak hakîkatte Umre ve Hacc vazifeleri yapıldıktan sonra, yani Haîkikat-i Muhammediyede Cemâli Muhammediyeyi ve Hakikâti İlâhiyyede Cemâli İlâhiyyeyi seyir ile mümkündür. Günahlar ne kadar çok ise hakîkatte bu tırnaklar o kadar uzundur. Hani bazen haberlere çıkar, şu kadar yıl tırnağını kesmedi, şu kadar uzadı. Birde kesilmemesinden içleri kir ve pislik dolmuştur, insan ne kadar tiksindirici görüntü diye düşünür. Ve aynı zamanda kalsiyum gece tırnaklarda toplanmaktaydı. Nefsinin karanlığında olanın kalsiyumu sürekli nefsaniyeti istikametinde kullanılacağı için kemikleri zayıf ve güçsüz kalacağından beden evi çökmeye mahkumdur. Hani şu sağlam olmayan yapıların durup, dururken çökmesi gibi… Ve hiçbir zaman ihtiyari bir şekilde kıyâm-etini koparması mümkün değildir.

Mesnevi beyitlerinde şöyle bir ifade vardır. “Kıyâmet ol, Kıyâmeti gör”…

Peki, nasıl kıyâmet olunacak… Önce kişinin kendisine kıyâmetini koparmış ve insanlar arasında gerçek ma’nâda “Allah” diyen bir kâmil insân – insân-ı kâmili ayna kabul ederek… Nefis tezkiyesi, riyazat ve çeşitli mücahadeler ile bunu gerçekleştirilmesi gerecektir.

İşte kişi gaflette ise “Kıyâmet” olan bu kâmil insân önünde günah işleme devam edecektir. Çünkü diğer insanlardan farkını anlaması mümkün değildir. Usta tabib olan bu kişi işin farkındadır ama karşısına gelen bu kişilerin hallerini örter ve gizler… Takii bu sırların açılacağı güne kadar.

Efendi Babamın “İbretlik Dosyalar” serisi içinde bu kişilerin halleri vardır. Bu gün isimler gizlenmiş ve üstleri örtülmüştür… Ama mahşer günü bunlar gün yüzüne çıkacağı unutulmasın![81]


Salâha gerçi her ma‘rûf yoldur Hakîkatde velâkin sâlih oldur

Ki ol terk ide cümle mâsivâyı Geçe nefsinden bula Hudâyı İrişmiş ola ol tevhîd-i zâta Bakub kalmaya ef‘âl ve sıfâta

Bu tevhîde eğer ermek dilersen Serây-ı vahdete[82] girmek dilersen Devriş sıdkıyla dâim kar‘-ı bâb[83] et Sivâyı[84] terk edüb ref‘-i hıcâb et Gerekdir terk-i dünyâ terk-i ukbâ[85] Hıcâbın a‘zamı[86] varlıkdır ammâ Velizâlike kîle “vucûdike zenbün lâ yukâsü ‘aleyhi zenbün uhrâ”

[Bunun için denilmiştir ki, “senin varlığın, öyle bir günahdır ki, başka bir günahla mukayese edilmez”] Ne vakit kim ola ol zenb zâil[87] Gidüb hâil[88] ola dil[89] Hakka vâsıl[90]


(Vücudu Zenbike) “Senin Vücûdun sana günah olarak yeter” hadisi şerifinin kaynağını araştırırken Aziz Mahmud Hüdai hazretleri eserinde şiiri ile bu hâli açıklayıcı olduğu için kaynağı ile buraya almanın uygun olacağını düşündüm.

Âyet-i kerimeyi tekrara hatırlayacak olursak; “İnsân günahını devam ettirmek ister”. İnsân’ın en büyük günahı Efendimiz (s.a.v.)’in ifade ettiği gibi varlık, vücud, ikilik yani “ümmetimin gizli şirkinden korkarım” dediği hadisedir.

Bunun kaldırılmasının yolu; büyüklerimizinde ifade ettiği gibi, Sen çık aradan, Kalsın yaradan (Zuhur eden, tecelli eden) sözüdür.

Hakk kalkamayacağına göre, halk edilenin yani varlık perdesin gözlerin görüşünden kaldırılması gerekir. Eğer kişi varlığını ortadan kaldıramıyorsa bunun eğitimi almıyorsa ve zâhiri hükümlere göre yaşamını devan ettiriyorsa vehimi, hayali vücudu ile yaşadığı müddetçe ve bunu ahirine, ahirete aktarıyorsa günahını devam ettirmek istiyor demektir.


يَسْأَلُ أَيَّانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ {القيامة/6}

(Yes’elu eyyâne yevmul kıyâmeh)