İçeriğe atla
İnsân 12Cüz 29 · Sayfa 579

İnsân Sûresi 12. Âyet

الانسان

Sohbete sor

Ve cezâhum bimâ saberû cenneten ve harîrâ(n)

Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.

İnsan Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Görüldüğü gibi bu Âyet-i Kerîme’de geçmişte, Ehli Hakk’ın, sabırları dolayısıyla, cennetle ve ipek elbiselerle mükâfatlandırıldıklarından bahsetmekte, şu anda dahi cennette olduklarından bahsetmektedir. Eğer mükâfatlandı-

racaktır, denilse idi daha henüz cennete girilmemiş vaad edilmiş olacaklardı. Âyet-i Kerîme’de bahsedilen cezanın lügat mânâsı, “karşılık-mükâfat” olarak geçmektedir. Genelde kullanılan (ceza) kelimesi, suçlulara verilen cezâlar anlamında kullanılmaktadır, halbuki yanlıştır. O halde cennet ameli işleyenin cezası, “karşılık-mükâfat” ı cennet. Cehennem ameli işleyenin cezası “karşılık-mükâfat” ı ise cehennem olacaktır. Veya olmuştur.

İpek elbiseden maksat, malzemesinin çok kıymetli bir iplik olmasındandır. Eğer dünyada daha kıymetli bir iplik olsa idi onunla misâl verilirdi. Bilindiği ipeği meydana getiren küçük bir böcektir, adına da”ipek böceği” denir.

Bu böcek dut yapraklarını yiyerek büyür yedi sekiz santim olur üzerine dut yapraklarından yapışkan madde ile ürettiği salgıyı etrefına sarmaya başlar nihayet kendinin tamamını kendi salgısı ile koza şeklinde kaplamış olur. Bir müddet sonra bu kozayı delip-parçalayıp dışarı kelebek olarak çıkar gider. Eğer bu böceği yetiştirenler daha kozadan çıkmadan alıp kaynar suya atıp böceği öldürürlerse üzerindeki sargıyı belli metotlarla sararak ham ipek ipliği haline getirirler daha sonra işleyerek dukumaya hazır hâle gelen iplikleri dukumacılar alır ve hangi kıyafet için dokuyacaklar ise ona uygun makinelerde dokurlar. Dikiş işlerini yapanlarda talebe göremamul eşyayı üretirler.

Görüldüğü gibi ipek böceğinin iki âkıbeti vardır.

Birincisi, elini acele tutup kozasını delip parçalayıp kelebek olup uçmaktır. Bu da şuna benzer, bir sâlik dut yaprağı olan ilmi ilâhiyyeyi yedikçe aklen büyümeğe başlar, büyüdükçe kendini avamdan koruyabilmesi için kendi kendine bir sığınacak mekân yapması gerekir ki burası onun hem korunak yeri hem zindanı hem de, halvethanesidir. Eğer burada fazla kalırsa başkaları alır onu kendi menfaatları için kaynar suya atarlar ve öldürürler, eğer acele ederde kozasından çıkarsa kelebek yani gök ehli olur. Böylece hürriyetine kavuşur. Ancak Esmâ âlemine kadar Mi’racını yapmış olur.

İkincisi ise, Tabii seyrine devam etmektir. Yetiştiricisi olan Kâmil İnsan’ın elinde, ipek böceği durumunda olan salikin kendinden bir şey yapmayıp tam bir teslimiyyet ile tavsiye edilenlere uyması ve sabretmesidir. Bu arada vakti geldiğinde kaynar suya atılmaya razı olması böylece nefs-î havyvaniyyetliğinden kurtulmasıdır. Bu çalışmaların neticesinde kendinde meydana getirdiği marifetullah ipliklerinden, Âyet-i Kerîme’de bahsedilen cennet elbiseleri oluşmaktadır. İşte bu elbiseler kişinin kendi ürettiği ilim, muhabbet, ve marifetullah iplikleriyle dokunan elbiseleridir. Kişinin irfaniyyet-i ne kadar gelişirse üreteceği iplikler çok ve kaliteli olacaklarından onların elbiseleride okadar değerli ve güzel olacaktır, ayrıca onların süslemeleride kişinin gönlünde idrak ettiği irfani bilgiler desenlerinde ve işlemelerinde olacaktır.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)