İnne hâżihi teżkira(tun)(s) femen şâe-tteḣaże ilâ rabbihi sebîlâ(n)
İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
İnsan Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
dilerse Rabbine bir yol ittihaz eder (edinir).”
Buradaki “tezkireh” “zikir-öğüt” olarak ifadelendiril-miştir. Kûr’ân’ı Kerîm’de birçok yerde, zikir ve tesbîh’ten bahsedilmektedir. Bunların hangileri elde tesbîh ile zikredilecektir, hangileri bura da da olduğu gibi öğüt olarak anlaşılacaktır.
Bu ve benzeri konuları biraz daha anlaşılmasını kolaylaştırmak için tarafımızdan yazılmış olan, “Kûr’ân-ı Kerîm’ de tesbîh ve zikir.” İsimli kitabımıza bakabilirler.
Yukarıdan beri belirtilen, bu öğütleri dinledikten sonra, hayatını ef’âl-madde mertebesi şartları içinde yaşayan kimselere bir yol gösterme’dir. Onlar kendi varlıkları kendileri zannettikleri ve “Âyet-i Kerîme” de bu mertebeye hitab ettiğinden bu mertebede de kişinin birey kişiliği var kabul edildiğinden ve onun da seçme özgürlüğü olduğundan kişinin kendi yolunu kendisinin belirliyebileceğinden bahsedilmektedir. Bu seçme, gerek olumlu gerek olumsuz, olabilir kişi seçiminde muhtardır, hükmü geçerlidir.