Ve-iżâ-rrusulu ukkitet
Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).
Elçiler, tayin edilen vakitlerine erdirildikleri zaman,
Bu ayet, kıyamet gününde peygamberlerin şahitlik için belirli bir vakte tabi tutulmasını ifade eder. Ayet, 'rusul' (elçiler) ve 'ukkitet' (vakit tayin edildi) kelimeleriyle bu önemli olayı vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'r-s-l' kökünden türeyen 'rasûl' kelimesinin, bir yerden diğerine gönderilen kişi veya mesaj anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'er-rusul' ise çoğul olup, Allah'ın insanlara hidayet rehberi olarak gönderdiği peygamberleri ifade eder. Burada peygamberlerin, ümmetleri hakkındaki şahitlikleri için toplanma vaktinin geldiği vurgulanır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'rasûl'ü, Allah ile kulları arasında elçilik yapan, vahiy getiren kişi olarak tanımlar. Mürselât 11'deki 'rusul' kelimesi, kıyamet gününde ümmetlerine karşı şahitlik edecek olan bu özel elçiler zümresini işaret eder. Onların bu görevi için belirli bir zamanın tayin edildiği anlaşılır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rasûl' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker ve peygamberlerin Allah'ın mesajını iletme ve insanlara örnek olma misyonunu vurgular. Bu ayette 'rusul' kelimesi, kıyamet gününde bu misyonlarının bir uzantısı olarak, ümmetlerinin amellerine şahitlik etme rolünü üstleneceklerini gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ukkitet' kelimesini 'vakitlendirildi' veya 'belirli bir zamana bağlandı' şeklinde açıklar. Ayetteki kullanımıyla, peygamberlerin ümmetleri hakkında şahitlik etmeleri için kıyamet gününde özel bir zamanın belirlendiğini ifade eder. Bu, rastgele değil, ilahi bir takdirle gerçekleşecek bir olgudur.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ukkitet' fiilinin 'vakit tayin edildi' anlamında kullanıldığını belirtir. Mürselât 11'de, peygamberlerin şahitlik görevi için bir 'mîkât' (belirlenmiş zaman) olduğunu, yani bu olayın belirli bir vakitte vuku bulacağını mecazi bir anlatımla ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'v-k-t' kökünden türeyen 'mîkât' ve 'vakt' kelimelerinin, bir işin veya olayın gerçekleşmesi için belirlenen zaman dilimini ifade ettiğini söyler. 'Ukkitet' fiili ise, bu zamanın ilahi bir iradeyle tayin edildiğini gösterir. Ayette, peygamberlerin şahitliklerinin belirli bir zamana ertelendiği ve o zaman geldiğinde gerçekleşeceği anlamını taşır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'vakt' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi takdirle belirlenmiş, kesin ve kaçınılmaz zaman dilimlerini ifade ettiğini belirtir. 'Ukkitet' fiili, bu ilahi takdirin peygamberlerin şahitliği için de geçerli olduğunu, bu olayın belirli bir zaman diliminde, Allah'ın belirlediği vakitte gerçekleşeceğini vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.