Veylun yevme-iżin lilmukeżżibîn(e)
O gün vay yalanlayanların haline!
Mürselât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Veyl bilindiği gibi yazıklar olsun mânâsındadır. Türkçe de tüh, tüh, tüh niye böyle olmuş? Gibi pişmanlik örneği gibidir. “Veylun” yazıklar olsun şu kimselere ki; yevme-izin lilmukezzibîn. “O gün yalanlayanların.”
Bu mevzu ile ilgili olarak, Yıldızın sönmesini, göğün yarılması ve ayırma günü olan kıyameti yalanlayanlara yazıklar olsun. (M.D.)
Kendi bünyemizde yaptığımız veyller vardır, yâni karşı tarafa aktarmadan, veyl oluşturacak hadiseler vardır. Bu daha ziyade kendi bünyemizde oluyor. Öyle şeyler düşünüyoruz ki hiç olmaması gereken şeyler karşımızdaki için. Lisâna getirmeden düşüncemizden geçiyor sadece ve bunlar da böyle aynı hükmün altına giriyor. Ve biz bu düşüncelerimizi yaptığımız zamanlarımızı öldürmüş oluyoruz. Katili oluyoruz o zamanlarımızın. Veyl hükmünü alacağımız zamanlar içerisinde ey kulum ne güzel söyledin, ne güzel düşündün ne güzel zikrettin hitabına mazhar olmak bir yandan çok daha kıymetlidir. “ İz- -T-B- ”
Zahir ve batın yapılan ikaz ve uyarılar nefs-i
emmarelerine zor gelenlerini inkar etmeyi kalkmaları, bu ihtarı almalarına sebep olmalıdır.
Bu süre içinde 10 defa tekrar edilen âyet-i kerime herhalde tesadüfi değildir.
(10) Fenâfillah mertebesidir. İsteyin ya da istemeyin, kabul edin ya da etmeyin idraken veya Hakk’ta fani olduğunuzu anlayacaksınız ya da kıyamet ile bu ortaya çıkacaktır. (M.D.)