Fel'âsifâti ‘asfâ(n)
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Büküp devirenlere,
Mürselât Suresi'nin 2. ayeti, 'el-âsifât' kelimesiyle rüzgarların veya vahiy getiren meleklerin şiddetli ve hızlı hareketini vurgular. 'Asfen' masdarı ise bu hareketin yoğunluğunu ve sürekliliğini pekiştirerek, ilahi kudretin ve emrin keskinliğini dilbilimsel olarak ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'asf' kökünü 'şiddetli rüzgarın esmesi' olarak açıklar. Ayetteki 'el-âsifât' kelimesi, bu şiddetli esişin mübalağalı bir şekilde, yani çok şiddetli esen rüzgarlar veya ilahi emirleri hızla taşıyan melekler için kullanıldığını belirtir. Bu, ilahi mesajın veya kıyametin gelişindeki hızı ve gücü vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'el-âsifât'ı 'rüzgarlar' olarak tefsir eder ve bu kelimenin mecazi olarak 'şiddetli esen' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, bu rüzgarların kıyametin habercisi veya ilahi emrin taşıyıcısı olarak tasvir edildiğini ima eder, bu da onların gücünü ve etkisini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'asf' kökünün Kur'an'daki kullanımının genellikle 'yıkıcı güç' veya 'şiddetli hareket' ile ilişkili olduğunu belirtir. 'El-âsifât' kelimesi, bu bağlamda, sadece fiziksel bir rüzgarı değil, aynı zamanda ilahi bir gücün veya emrin yıkıcı ve kaçınılmaz etkisini de çağrıştırdığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, kıyametin kaçınılmazlığını ve şiddetini pekiştirir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'asfen' kelimesinin 'el-âsifât' fiilinin mutlak masdarı olduğunu ve fiilin anlamını pekiştirmek için kullanıldığını açıklar. Bu kullanım, rüzgarların veya meleklerin esişinin/hareketinin sadece var olduğunu değil, aynı zamanda son derece şiddetli ve yoğun bir şekilde gerçekleştiğini vurgular. Ayetteki bu pekiştirme, ilahi emrin veya kıyametin gücünü ve kaçınılmazlığını artırır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'asf' kökünün 'şiddetli esme' ve 'hızla hareket etme' anlamlarını taşıdığını belirtir. 'Asfen' masdarının ayetteki kullanımı, bu eylemin niteliğini ve derecesini vurgulayarak, rüzgarların veya meleklerin görevlerini yerine getirirken gösterdikleri olağanüstü hızı ve gücü ifade eder. Bu, ilahi mesajın veya kıyametin gelişimindeki kararlılığı ve şiddeti pekiştirir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, Kur'an'da masdarların fiillerin anlamını pekiştirmek için sıkça kullanıldığını ve 'asfen' kelimesinin de bu işlevi gördüğünü belirtir. 'El-âsifât' ile birlikte kullanıldığında, bu masdar, rüzgarların veya meleklerin 'şiddetle esme/hareket etme' eyleminin en üst düzeyde gerçekleştiğini, yani 'koştukça koşan' veya 'yaydıkça yayan' anlamını güçlendirdiğini ifade eder. Bu, ayetin mesajındaki vurguyu artırır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.