İçeriğe atla
Mürselât 30Cüz 29 · Sayfa 581

Mürselât Sûresi 30. Âyet

المرسلات

Sohbete sor

İntalikû ilâ zillin żî śelâśi şu'ab(in)

(30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."

Mürselât Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Ata'dan rivâyet edildiğine göre bu üç çatallı gölge, cehennem dumanın gölgesi diye yorumlanmış, birçok tefsirci bu hitabı da öncekinin bir izahı gibi kabul ederek bunu takip etmişler ve şöyle demişlerdir: Cehennem dumanı üç ayrı yerden yükselecek, kâfirler onu ateşten korur zannederek koşacaklar ve onu en kötü bir halde bulacaklardır. Bu duruma göre bu âyette geçen "zıll", yani gölge, "yalanlamakta olduğunuz şey"in bir açıklaması demek olur. Fakat Ebu Hayyan'ın naklettiğine göre, İbnü Abbas şöyle demiştir: Bu hitap haça tapanlara söylenecektir. Müminler Allah sayesinde Arş'ın gölgesinde korunacak, haça tapanlara da, "taptığınız haçın gölgesine gidin" denecek. Zira haçın üç çatalı vardır. ŞU'AB, bir cisimden ayrılan çatallardır." Yani haçın bir kolu, gövdesi demek olduğundan çatalları üçtür.[25]

Üç kola ayrılmış gölge nefsi emmare, hayali ve vehiminin aslı olmayan gölgeleri olarak düşünülebilir. (M.D.)

İbnü’l-Arabî’ye göre buradaki “gölge”, cehennemdeki “Zakkum ağacının gölgesi”dir. Zakkum ise, “insanî, melun, habis nefis” in (kötülüğü emreden nefs-i emmâre’nin) ta kendisidir. Bu habis nefis, ilâhî tecellilerden (nûr-u vahdet) koptuğu zaman, “beden toprağı” na kök salar ve “tabiat ateşi” nde boy verir. Yani kişinin dünyevî arzu ve tutkuları, onu Hakk’tan uzaklaştıran en büyük perdedir.

Âyetteki “üç kola ayrılmış” ifadesi, bu habis nefsin (nefs-i emmâre) üç temel boyutunu sembolize eder. İbnü’l-Arabî, bu üç kolu şöyle tanımlar:

1. Hayvanî Nefis (Behîmiyye) Şehvet (yeme, içme, cinsellik gibi hayvansal arzular) Nefs-i Emmâre’nin en alt boyutu,

2. Yırtıcı Nefis (Sebûiyye) Gazap, öfke, hiddet Nefs-i Emmâre’nin saldırgan boyutu,

3. Şeytanî Nefis (Şeytâniyye) Hile, aldatma, kibir, düzen Nefs-i Emmâre’nin en sinsi ve tehlikeli boyutu,

Bu üç boyut, tıpkı üç kola ayrılmış bir ağaç gibi, kişinin iç dünyasını sarar. Bu kolların yönetiminde ise “vehm” (kuruntu, yanıltıcı hayal gücü) vardır. Vehm, nefsin bu arzularını hakikatmiş gibi göstererek kişiyi azgınlığa sevk eder.