Ke-ennehu cimâletun sufr(un)
Bunlar sanki birer kızıl devedir.
Sanki o kıvılcımlar, sarı sarı (erkek deve sürüleridir).
Mürselât Suresi 33. ayet, kıyamet günündeki dehşet verici manzarayı tasvir ederken, cehennem ateşinden çıkan kıvılcımların büyüklüğünü ve rengini benzetmelerle anlatmaktadır. Ayet, 'cemâlât' ve 'sufr' kelimeleriyle bu kıvılcımların devasa boyutunu ve sarı rengini vurgulayarak, olayın şiddetini ve korkunçluğunu zihinlerde canlandırmayı hedefler.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'cemâlât' kelimesinin 'cemel' (deve) kelimesinin çoğulu olduğunu ve burada büyük, iri develeri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, cehennemden fırlayan kıvılcımların büyüklüğünü ve heybetini, tıpkı iri develer gibi olduklarını anlatmak için kullanılmıştır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'cemâlât' kelimesinin mecazi bir kullanım olduğunu ve 'büyük kütükler' veya 'büyük kalaslar' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'cemâlât' ifadesi, cehennem ateşinden fırlayan kıvılcımların sadece büyük değil, aynı zamanda katı ve yoğun bir yapıya sahip olduğunu vurgulamak için kullanılmıştır, tıpkı büyük odun kütleleri gibi.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb el-İsfehânî, 'cemel' kelimesinin bilinen hayvan olan deveyi ifade ettiğini ve 'cemâlât'ın da onun çoğulu olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, kıvılcımların büyüklüğünü ve heybetini, insanların zihninde kolayca canlandırabileceği büyük ve güçlü bir hayvan olan deveye benzeterek anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki benzetmelerin, soyut kavramları somutlaştırma ve dinleyicinin zihninde güçlü imgeler oluşturma işlevine dikkat çeker. 'Cemâlât' kelimesinin kullanımı, cehennemin dehşetini ve ateşinin şiddetini, o dönemin insanları için en büyük ve en etkileyici hayvanlardan biri olan deve üzerinden aktararak, kıyamet gününün korkunçluğunu vurgular.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Es-Sicistânî, 'sufr' kelimesinin 'asfar' (sarı) kelimesinin çoğulu olduğunu ve rengi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'cemâlâtun sufrun' ifadesi, kıvılcımların sadece büyük değil, aynı zamanda sarı renkte olduğunu, bu rengin de ateşin şiddetini ve yakıcılığını çağrıştırdığını vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'sufr' kelimesinin sarı rengi ifade ettiğini ve bu rengin bazen solgunluk, bazen de şiddetli sıcaklık ve ateşle ilişkilendirildiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, cehennem ateşinin kıvılcımlarının sarı rengi, onların yakıcılığını ve dehşet verici sıcaklığını pekiştirmektedir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, Kur'an'daki renklerin sembolik anlamlarına dikkat çeker. Sarı rengin, bazen olumsuz çağrışımlarla (solgunluk, kuruluk) bazen de ateşin ve sıcaklığın şiddetiyle ilişkilendirildiğini belirtir. Mürselât 33'teki 'sufr' kelimesi, cehennem ateşinin kıvılcımlarının rengini tasvir ederek, onların yakıcı ve korkutucu niteliğini vurgular.
Mürselât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Nefsi emmarenin vehmi yönünü şartlanmaları birbirine bağlı halat gibidir. Bu birbirlerine bağlanmış vemin şartlanmaları birbirlerine geçici olarak birbirine bağlanmıştır. Ve nefsi emaresinden razı olmasının ve bağlılığının aslının olmadığının hakikati cehennem ateşinde görülecektir. (M.D.)
Sarı renk hakkında bilgi bizlere faydalı olacaktır.
Tabiat’ta ise en baskın renkler (yeşil ve sarıdır) yeşil başlangıç’ta hamlığa, sarı ise netice de kemâle işarettir. Ancak yeşil olmadan sarı olmaz.
Dünyada da en değerli ve en geniş kullanım sahası olan “sarı altın”dır. Ve yine dünya da en geniş mânâ da “sarı buğday başakları” ve benzeri zirâi ürünlerdir. Dünya yı aydınlatan güneş sarı’dır. Mânâda sarının kemâli İbrâhimiyyet’tir, belki tesadüftür diyeceksiniz amma, örtüsü siyah olan, Kâ’be-i Muazzama’nın karşısında onun aynası olan Makam-ı İbrâhîm sarı dır. Aşkın sarı’sı, korkunun sarı’sı vardır. Mâsâ (a.s.) Tûr dağında iken yapılan buzağı heykeli’de sarı’dır. Yunus emre sarı çiçeğe sormuş onu konuşturmuş’tur.
Şimdi birazda internetten aldığımız sarı renk hakkında ki bilgileri faydası olur ümidi ile ilâve etmeye çalışalım.
SARI : Sarı zekâ , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Dikkat çekiciliğinden dolayı dünyada taksiler sarıdır. Sarı ayrıca hüzün ve özlemin rengidir. Sonbaharın tüm hüzünlü güzelliğinde onun her rengini izlemek mümkündür.
SARININ ZİHİNSEL VE DUYGUSAL ÖZELLİK-LERİ:
(Tamamlayıcı rengi: MOR)
YÜKSELEN ÖZELLİKLERİ: Spektrumun sıcak renkleri arasında en hafif ama en fazla kozmik gücü olan sarı renk, Güneşe en çok benzeyen renk oluşu ile insâna umut duygusu veren bir potansiyeldir. Parlak, neşeli ve heyecan yüklü bir güce sahiptir. Hırs ve iddiayı simgelerken özgürlüğe en düşkün renktir. Açık görüşlülüğü ve ilhamı simgeler. Parlak bir renk oluşu ifade, bilgiyi ve bilgeliği ön plâna çıkarır. Entelektüel bir bakış ve yöneticilik duyguları ile de iç içe yaşar. Üst mantal zekayı öne geçirir, mantığı simgeler.
KAYBOLAN ÖZELLİKLERİ: Sarı rengin olumsuz özelliği, yıkıcılığa yol açabilmesidir. Aldatma, iki yüzlülük, kindarlık negatif yönlerinin en belirginleri arasında yer alır. Derin bir karamsarlığa, zihinsel depresyona sebep olabilecek özellikleri de bünyesin de taşır. Sinir sistemi bozukluğu ve ani fraksiyonlara sebep olur.
FİZİKSEL ETKİLERİ: Sinir ve kas sistemini sağlar. Dolaşım sistemini doğru yolda çalıştırarak kalbin daha rahat çalışmasında yardımcı olur. Karaciğer ve safra kesesinin çalışması gibi bazı vücut fonksiyonlarında yardımcı olur. mide sularının salgılanmasını sağlar. Sarı renk hiçbir akıl ve zihin hastasına tavsiye edilmemelidir.
Sarı: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri vardır. Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi gelir.
İlham kaynağı sarı: Sarının parlak, neşeli ve sevecen etkisinin umut aşıladığı belirlendi. Sarı, ilham verici özelliğiyle zihinsel karışıklığa da yol açabilir. Mutfak için çok uygundur. Çalışma odalarında kullanılmamalıdır çünkü zihni bulandırıp karışıklığa yol açar. Dinlenme amaçlı ortamlarda da önerilmez.
Parlak sarı da uyarıcı bir renktir, fakat kalp atışını ve kan basıncını arttırsa da kırmızının etkisine ulaşamaz. Sarı hafızayı arttırabilir ve beyinsel aktiviteleri geliştirebilir ama dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, eğer fazla kullanılırsa sinirlilik yapabilir. En uygun tonu daha yumuşak ve daha az yoğunluktaki tonudur.
Sarı, parlak limon sarısı gözü en çok yoran renktir. Bu parlak renkten yansıyan ışık gözleri aşırı derecede uyarır ve rahatsızlığa yol açar. Aynı zamanda sarı renk metebolizmayı hızlandırır. Odayı parlak sarıya boyarsanız bebeklerin ağlamasına ve büyüklerin sinirlenmelerine yol açarsınız. Ayrıca sarı sayfalı not defteri ve bilgisayar ekranında sarı renkli arka fon pek iyi bir fikir değildir; beyninizi uyararak konsantrasyonu arttırabilir fakat gözleriniz için zarar vericidir.
Sarı, az miktarlarda kullanıldığında parlaklık ve sıcaklık hissi verir. Şakacılığı, aydınlığı, yaratıcılığı, samimiyeti ve hayata karşı rahat bir tutumu simgeler. Tıpkı güneşli bir gün gibi davet çekicidir. Sarı güneş ışığı gibidir: kendinizi iyi hissetmek için orda olmasını istersiniz ama gözünüzün içine girmesini istemezsiniz.
Sarı, rengin pek çok farklı tonu vardır. Saf sarı bütün diğer tonlar arasındaki en neşeli ve güneşli olanıdır. Fakat bir parça koyulaşmış haline bakmak daha keyiflidir. Soluk sarı dikkati, çürümeyi, hastalığı, kıskançlığı ve hilekârlığı simgeler. Sarı söz konusu olduğunda seçilen ton oldukça önemlidir.
Sarı, geçiciliğin ve dikkati çekiciliğin ifadesidir. O yüzden taksiler sarıdır. Dikkat çeksin ve geçici olduğu bilinsin diye. Araba kiralama şirketleri de logolarında sarıyı kullanırlar. Ayrıca bu yüzden dünyada hiçbir banka ambleminde sarıyı kullanmaz. Paranın geçici değil, kalıcı olmasını isterler.
Sarı, pek çok dinde İlâh-î varlığı simgeleyen bir renktir.
NOT= Yukarıdaki cümlenin şöylece değiştirilmesi lâzım gelecektir. Çünkü dünya da başlangıçtan beri sadece tek din vardır O da “İslâmdır.” Diğer dinler ifadesi ile belirtilmek istenen şey ise onların İslâm dini içinde birer mertebe olduklarıdır. “ İz- -T-B- ”
SARI: Bulaşıcı Hastalığı Çağrıştırıyor, neşe verir, tanrıyı çağrıştırıyor, cana yakındır, başkalarını dikkatini çekmeye çalışır, ilgiyi kendine çekmeyi istiyor, ferahlatıcı özelliği var, sır saklayamaz, bir arzunun bitirilmesi endişesi yoktur. Neşe, hareket, kendini beğendirme, ön plânda. Düzensizlik içeriyor. Çalışmaları ile harikalar yaratabilir, ama düzeyli değildir. Özgürlüğe uçuştur, yaptığı işten zevk almayı psikologlar sarı ile ifade etmişler.
Sarı loblu insânlar:
Beyninin sağ üstü çalışan insânlar. Sarı lob yaratıcı zekâyı simgeliyor. Yaratıcı lobu ağır basanlar, toplumun genelinin duygu, düşünce ve davranışının ötesinde hayatı algılayan, verileri yorumlayan insânlar. Sarılar farklı tasarımları, yaratıcılıkları olan insânlardır. Onların davranışları, düşünceleri farklı olduğu için duygularını da farklı yaşarlar. Sarılar risk alırlar. Hayal kurarlar, yaratıcıdırlar, problem çözerler ve ilişkilerde problem çözücü olurlar. İlişkilere yatırım yaparlar.
SARI RENK:
Bağırsak, akciğer hastalıklarına ve şekere karşı. Vücuttaki sarı renk merkezi düzenli çalışan kimseler aklı başında, mantık sahibi ve ince kişiler dir. Eğer bu renkle uyum halinde bulunan chakra düzensiz çalışıyorsa bu şahıslarda bencillik duygusu artar. Sahtekarca davranışlar farkedilmeye başlar. Sarı renk merkezinin düzensizliği akciğer, karaciğer, bağırsak ve mide hastalıklarına, şekere, zihinsel yorgunluklara ve kabızlığa sebeptir. Sarı renkle ilgili tedavi uygulanırken Çin’li uzmanlar altın, krom, nikel, bakır, çinko gibi metallerin tedavi edilen kişilerin üzerinde bulundurulmasını tavsiye ederler. Yine sarı renk ile yapılan tedavi sırasında şu gıda maddelerinin yenilmesi tavsiye edilir: Kavun, mısır, muz, limon, kabak, sarı renkli tohumlar ve sebzeler.[27] “ İz- -T-B- ”
İkinci Yorum; cimale cemel'in çoğulu olarak erkek develer demektir. Meal ve tefsiler genelde bu anlamı kabul etmişlerdir.
Sanki o kıvılcımın her biri sarı renkte birer devedir.
“Deve” kişiyi hacca götüren beden devesidir. Bu deveyi Hakk yolundan kullanmayıp nefsi emmare yolunda kullanılması ile beden develeri kütükler gibi kıvılım saçacaklardır. (M.D.)