Fe-iżâ-nnucûmu tumiset
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Hani o yıldızlar silindiği zaman,
Mürselât Suresi'nin 8. ayeti, kıyamet alametlerinden biri olarak yıldızların ışığının kaybolmasını tasvir eder. Ayet, 'yıldızlar' ve 'ışığının giderilmesi' kavramları üzerinden kozmik düzenin bozulmasını ve dünyanın sonunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'necm' kelimesinin aslen 'ortaya çıkmak, görünmek' anlamına geldiğini belirtir ve yıldızların geceleyin görünür olmasından dolayı bu ismi aldığını ifade eder. Ayetteki 'en-nücûm' ise, kıyamet anında bu görünürlüklerinin ve ışıklarının kaybolacağını ima eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'nücûm' kelimesini 'yıldızlar' olarak açıklar ve Kur'an'da bu kelimenin genellikle gökyüzündeki ışık saçan cisimler için kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, bu yıldızların kıyamet alameti olarak işlevini yitireceğini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'nücûm' kavramının genellikle Allah'ın kudretinin ve yaratıcılığının bir göstergesi olarak kullanıldığını belirtir. Ancak bu ayette, kıyamet senaryosunda bu düzenin bozulmasıyla birlikte yıldızların da işlevini yitireceği, yani ışıklarının söneceği anlamını taşır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'tamese' fiilinin 'bir şeyin izini silmek, yok etmek, kör etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tumiset' ifadesi, yıldızların ışığının tamamen ortadan kalkması, yani kör olması ve görünmez hale gelmesi anlamındadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'tams' kelimesinin 'bir şeyin eserini ve izini gidermek' olduğunu açıklar. 'Tumiset' fiili, yıldızların ışığının ve parlaklığının tamamen silinmesi, yok olması ve artık görünmez hale gelmesi anlamında kullanılır, bu da kıyametin dehşetini vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'tams' kelimesinin 'gözün kör olması, izinin silinmesi, bir şeyin şeklinin bozulması' gibi anlamlara geldiğini belirtir. Ayetteki 'tumiset' ifadesi, yıldızların ışığının tamamen kaybolması, sanki kör olmuş gibi görünmez hale gelmesi ve böylece kozmik düzenin bozulması anlamını taşır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.