Ve ce'alnâ-lleyle libâsâ(n)
Geceyi (sizi örten) bir elbise yaptık.
Geceyi bir örtü yaptık.
Nebe' Suresi'nin 10. ayeti, Allah'ın geceyi bir örtü olarak yaratmasını ifade eder. Bu ayet, gecenin işlevini ve insan yaşamındaki önemini dilbilimsel ve semantik açıdan ele almaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ceale' fiilinin bir şeyi bir halden başka bir hale dönüştürmek, bir şeye bir nitelik kazandırmak anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'geceyi elbise kılmak', gecenin örtüleyici ve dinlendirici bir işlevle yaratılması anlamına gelir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ceale' fiilinin Kur'an'da 'halk' (yaratmak) anlamında kullanıldığına dikkat çeker. Burada geceyi bir örtü kılmak, Allah'ın geceyi bu özellikle yaratması demektir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ceale' fiilinin Kur'an'da hem 'yaratma' hem de 'bir şeyi bir şeye dönüştürme' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, gecenin tabiatına örtü olma özelliğinin yerleştirilmesi, yani yaratılışındaki bir amaç olarak belirlenmesidir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'leyl' kelimesinin bilinen karanlık zaman dilimi olduğunu ve Kur'an'da genellikle dinlenme, uyku ve örtünme ile ilişkilendirildiğini belirtir. Bu ayette de gecenin bu temel özelliği vurgulanmaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'leyl' kelimesinin 'örtmek, gizlemek' anlamındaki 'leyl' kökünden geldiğini ve bu nedenle karanlığın örtücü özelliğini taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'libâsen' kelimesiyle bu etimolojik bağ güçlenmektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'leyl'in sadece bir zaman dilimi olmaktan öte, Allah'ın kudretinin bir işareti ve insan için bir rahmet olarak sunulduğunu belirtir. Gecenin örtüleyici fonksiyonu, insanın dinlenmesi ve korunması için bir nimettir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'libâs' kelimesinin burada mecazi anlamda kullanıldığını ve gecenin insanları karanlığıyla örtmesi, gizlemesi ve dinlenmelerini sağlaması nedeniyle 'elbise'ye benzetildiğini açıklar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'libâs'ın asıl anlamının 'örtmek' olduğunu ve gecenin de karanlığıyla her şeyi örttüğü için bu isimle anıldığını belirtir. Gecenin örtücülüğü, hem fiziksel bir gizlenme hem de ruhsal bir sükûnet sağlar.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'libâs'ın sadece giysi anlamına gelmediğini, aynı zamanda bir şeyi kuşatan, saran her şey için kullanılabileceğini ifade eder. Bu ayette gece, karanlığıyla dünyayı kuşatarak bir örtü vazifesi görmektedir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'libâs' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve bu ayette gecenin insanları dinlenmeye sevk eden, dış etkenlerden koruyan ve gizleyen bir örtü gibi işlev gördüğünü vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.