İçeriğe atla
Nebe' 11Cüz 30 · Sayfa 582

Nebe' Sûresi 11. Âyet

النبإ

Sohbete sor

Ve ce'alnâ-nnehâra me'âşâ(n)

Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.

Nebe' Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bu âyet-i kerime de zât mertebesi âyetlerindendir.


Gündüz vakti Bekabillah’tır. Kul zahir ve Hakk batında olarak, Hakk’ın aleti olarak çalışıp kazanma zamanıdır. (M.D.)

Şimdi şöyle bir fikir yürütelim. Diyelim ki! Elimizde peykler (uydular) misali bir aracımız vardır. Ve bu araç ile dünyadan yüz kilometre yukarıya çıktık, dünyadan ve tesirlerinden kurtulduk o halde güneşe perde olacak bir vesile olmadığından biz devamlı güneş ile karşı karşıya olduğunuzdan o mahalde izâfi olan ne gündüz ne gece olacaktır. Orada oluşan hadise ise Nûr-u İlâhiyyenin bizi sarmış olduğunu ve hep gündüz hükmü ile orada yaşadığımızı fark etmiş olacağımızdır, işte bu da Bakâbillâh’tır. Yâni kendi nefs-î varlığından gölge yapacak hiç bir şeyin kalmaması ve tamamen Hakk ile Hakk olmuş olmamızdır. Bu halin tarifi ise, Efendimizden bildirilen. “benim, rabb’ım ile öyle bir zamanım vardırki, oraya ne bir Nebi-i mürsel ve nede bir melek-i mukarrep giremez” diye buyurduğu yaşam halidir. Bu yaşam hali Zât-i olarak Efendimize aittir sıfati ve esmâ-i tecellileri ise varisleri olan evliyayı kirâm ve Âriflerine de aittir. Şimdi diğer enfüsi yönüyle bakalım.

Gündüz aydınlığına teşbihan müsavi olan, Rûh ve onun Nûrani tecellisi, Nûr “Tecellâ” ettiği vakit, ikisinden meydana gelen varlığa kâlb denmiştir. Ve bu kalp arş-ı Rahmân’dır. Burada nefs ve ruhunda mekânı vardır. Çünkü Rahmân’ın her ma’nâ da tecellisi vardır. Kâlb beşeriyyeti itibari ile nafse bakar hakikat-i itibari ile de Rûh’a bakar kişi hangi yönde bu kâlbi kullanırsa o mertebenin kâlbi olur ve sahibini o istikamete yöneltir. Çünkü kalb’in her istikamete dönme kabiliyeti vardır. Rûhani manâ da kalbini aydınlatanın Âyet-i Kerîme’de bahsedilen güneşi doğmuş gündüzü başlamıştır. Ancak bu kalbin evvelâ fuad hükmüne sonradan da “sadr” hükmüne döndürülmesi lâzımdır bu da bir irfani eğitim işidir.[16] “ İz- -T-B- ”


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)